Kelimeler arşivinde; içinde "bulara" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bulara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bulara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bulara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BULARA
BULARA
Dişi sıpa.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAKŞAKÇI
Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.
SATMAK
Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
GIDAKSINMAK
Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.
SAMİMİYETLE
Karşısındakine güvenerek, kendine yakın bularak. Doğru bir biçimde.
TİKSİNMEK
Bir şey, bir kimse, bir düşünce, bir durum vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, ikrah etmek, istikrah etmek.
PROTESTO
Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belli hukuki sonuçlar doğuran bildirim. Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama.
YETİNMEK
Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.
YORDAMLAMAK
Bir şeyi karanlıkta el ile aramak. Uygun bularak kararlaştırmak, düzenlemek, yoluna koymak: Biz Veli'nin evlenme işini yordamladık.
SEÇMEK
Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.
SAĞALTIM
Sağaltma işi, tedavi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi.
DÖLEŞMEK
Düzelmek, yoluna girmek: Sanma dünya döleşe. Hasta olan bir kimse tekrar sağlığını kazanmak. Uyuşmak, anlaşmak. Rahat etmek. Dengede durmak, yerleşmek. Kalabalık içinde bir yer bularak sıkışıp oturmak.
ONAYLAMAK
Yapılan bir işi doğru ve yerinde bularak kabul etmek, tasdik etmek, tasdiklemek. Denetlemek, doğrulamak.