Kelimeler arşivinde; içinde "brik" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde brik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu brik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında brik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FOTOFABRİKASYON
PREFABRİKASYON
FABRİKATÖRLÜK
FABRİKACILIK
BRİKETÇİLİK, BRİKETLEMEK, İBRİKDEMİRİ, FABRİKASYON, LUMBRİKALİS, LUBRİKASYON
KIZILİBRİK, BRİKETLEME, İBRİKÇİLİK, FABRİKATÖR
PREFABRİK, İBRİKTEPE, LUBRİKANT, FABRİKACI
İBRİKTAR, BRİKETÇİ, İMBRİKAT
DEBRİKE, İBRİKÇİ, FABRİKA, İBRİKLİ
KİBRİK, BRİKET, TEBRİK
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
FABRİKASYON
Fabrikada yapılarak tüketime hazır duruma getirilen (madde).
LUMBRİKALİS
Solucan gibi.
FABRİKATÖRLÜK
Fabrikacılık.
FABRİKACILIK
Fabrikacının yaptığı iş, fabrikatörlük.
FABRİKATÖR
Fabrikacı.
BRİKETÇİLİK
Briketçinin yaptığı iş.
İBRİKDEMİRİ
Bakır ibriklerin eğrilen kısımlarını düzeltmekte kullanılan başı topuzlu demir araç. (Aksaray Niğde).
BRİKETLEMEK
Briket durumuna getirmek.
PREFABRİK
Parçaları önceden hazırlanıp birleştirilerek oluşturulan, kurma.
LUBRİKASYON
Yağlama.
FOTOFABRİKASYON
Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.
İBRİKÇİLİK
İbrikçinin yaptığı iş.
PREFABRİKASYON
Ev, gemi vb. şeylerin önceden hazırlanmış bir plana göre, bir bütün olarak birleştirilmesi yöntemi.
KIZILİBRİK
Çankırı kenti, Atkaracalar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çankırı kenti, Belören bucağına bağlı bir bölge.
BRİKETLEME
Briketlemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BRİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖMÜRCÜ
Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
ÇELİKHANE
Çelik elde edilen fabrika.
İBRİKTAR
Sarayın leğen, ibrik vb. eşyalarından sorumlu olan görevli.
KURMA
Kurmak işi. Prefabrik.
ISKUNA
Brikten küçük, iki direkli bir tür yelkenli gemi.
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.
DONATIM
Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
FABRİKACI
Fabrika sahibi veya fabrika işleten kimse, fabrikatör.
ÇEKİÇHANE
Demir fabrikalarında makine ile çalışan çok ağır çekiçlerin bulunduğu yer.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
HUMBARAHANE
Humbara yapılmış olan fabrika, kumbarahane. Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri.
KANTİN
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.
BRİKETÇİ
Briket yapan veya satan kimse.
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık. Gedik. Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.
İŞLETMECİ
Bir fabrikayı veya gelir getiren bir kuruluşu yöneten kimse. Yapımcıdan işletme hakkını alarak filmleri oynatanlara kiralayıp dağıtan kimse.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
İBRİKÇİ
İbrikle su taşıyan kimse. İbrikle su döken kimse. İbrik yapan veya satan kimse.