Kelimeler arşivinde; içinde "boks" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boks bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu boks ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boks olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARBOKSİPENİSİLİN
DEKARBOKSİLASYON, KARBOKSİPEPTİDAZ
TRİKARBOKSİLAT
DEKARBOKSİLAZ
KARBOKSİLİK, KARBOKSİLLİ, KARBOKSİZOM
TROMBOKSAN
BOKSÖRLÜK, KARBOKSİL
BOKSİT, BOKSÖR
BOKS
BOKS
Belirli kurallara uyularak yapılmış olan yumruk dövüşü, yumruk oyunu.
KARBOKSİZOM
Ribuloz 1,5difosfat karboksilaz içeren ve prokaryot hücrelerde görülen bir inklüzyon. Ribuloz 1, 5-difosfat karboksilaz içeren ve prokaryot hücrelerde görülen bir inklüzyon.
KARBOKSİLLİ
Yapısında bir veya birçok karboksil koku bulunan (maddeler), karboksilik.
KARBOKSİPENİSİLİN
Benzilpenisilinin yan zincirinin alfa-karbonu üzerine amino grubu getirilmesi sonucu oluşan penisilin türevi ilaç.
TROMBOKSAN
Araşidonik asitten sentezlenen, vazokonstrüksiyona ve kan pıhtılaşması esnasında kan pulcuklarının bir araya toplanmasına yol açan yerel düzenleyici bileşikler.
BOKSİT
Korindon.
KARBOKSİLİK
Karboksilli.
DEKARBOKSİLAZ
Bir substrattan karboksil grubunun ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından herhangi bir enzim.
BOKSÖR
Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu.
DEKARBOKSİLASYON
Bir amino asitten karbondioksidin uzaklaştırılması. Bir molekülden karboksil grubunun ayrılması. Yapısında karboksil grubu bulunan bileşiklerin bu grubu kaybetmesi olayı.
TRİKARBOKSİLAT
Sitrat, izositrat gibi üç adet karboksil grubu taşıyan asit.
BOKSÖRLÜK
Boksörün işi veya mesleği.
KARBOKSİPEPTİDAZ
Ekzopeptidaz.
KARBOKSİL
Organik asit grubunda bulunan -COOH formülündeki tek değerli kökler.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOKS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RAUNT
Boks vb. spor karşılaşmalarında devrelerden her biri.
DİŞLİK
Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.
GROGİ
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör. Sendelemiş.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.
DÖVÜŞMEK
Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
SAKINMA
Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
APARKAT
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
GARD
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.
SOL
Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı. Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses. Sosyalizme yakın görüşte olan grup. Boksta sol yumrukla vuruş. Bu taraftaki yön. Peru para birimi. Bu sesi gösteren nota işareti.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
PANKRAS
Güreşle boksu birleştiren spor karşılaşması.
RİNG
Üzerinde boks yapılan, çevresi kordonla çevrilmiş yer.
NAKAVT
Boks maçında yumruk etkisiyle yere düşen ve on saniye içinde kalkıp devam edemeyen oyuncunun yenilmesi durumu.
SAĞ
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.
KORİNDON
Birleşimi alüminyum oksit olan, cam parlaklığında, saydam ve türlü renklerde, elmastan sonra en sert mineral, alüminyum taşı, boksit.
KROŞE
Boksta kolun bükülmesiyle yapılmış olan bir yumruk vuruş biçimi.