İçinde BİRAZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "biraz" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biraz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu biraz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biraz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİRAZ

Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

AZBİRAZ

Az, azıcık: Az biraz yorulmadım.

BİRAZCIK

Pek az, çok az. (bira'zcık) Kısa bir süre.

BİRAZDAN

Az sonra.

  -   -   -  

Anlamında BİRAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BU

Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

BURUKÇA

Tadı biraz buruk olan.

AZICIK

Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

BÜYÜCEK

Biraz büyük, büyüğe yakın.

BULANIKÇA

Biraz bulanık olan, çok duru olmayan.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.

BÜYÜKÇE

Biraz büyük. Oldukça önemli.

BURUŞUKÇA

Biraz buruşuk olan, pek düzgün olmayan.

BOZUKÇA

Biraz bozuk, bozuk gibi.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

BERENARI

Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.