Kelimeler arşivinde; içinde "bindir" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bindir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bindir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bindir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİNDİRİLEBİLMEK
BİNDİRİLEBİLME
BİNDİREBİLMEK
BİNDİREBİLME, BİNDİRMETAŞI
BİNDİRİLMEK
BİNDİRİMLİ, BİNDİRİLME, CİBİNDİRİK, ŞIBİNDİREK
BİNDİRMEK, BİNDİRGEÇ
BİNDİRİM, BİNDİRME
BİNDİR
BİNDİR
Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (Bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
BİNDİRİLEBİLMEK
Bindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİREBİLMEK
Bindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
ŞIBİNDİREK
Çok zayıf, bir deri bir kemik.
CİBİNDİRİK
Cibinlik. Üzüm posası. Cibinlik, sineğe karşı tülden yapılan korunak.
BİNDİRGEÇ
Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).
BİNDİRİLEBİLME
Bindirilebilmek işi.
BİNDİREBİLME
Bindirebilmek işi.
BİNDİRİLMEK
Bindirme işi yapılmak.
BİNDİRİMLİ
Zamlı.
BİNDİRMETAŞI
(Mimarlık) Ayaklar üzerinde kemer ya da tonoz eğrisinin başladığı yere konan çıkıntılı üzengi kısmı; yastık taşı da denir.
BİNDİRİLME
Bindirilmek işi veya durumu.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNDİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİNDÜRMEK
Bindirmek.
RIHTIM
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer.
LİMAN
Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.
ALTYAZI
Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Bir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.
BİNDÜRTMEK
Bindirmek.
BİNDÜMEK
Bindirmek.
BİNGEŞTÜRMEK
Birbirinin üzerine bindirmek. Birbirinin ardına bindirmek, artlaştırmak.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
ATLANDURMAK
Ata bindirmek.
BALTACILAR
Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle; sonraları kızlarağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın kimi dış hizmetlerini yapmakla görevli kişiler.
ZAMLI
Fiyatı arttırılmış, bindirimli.
FELENK
Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
İKİZLEME
Dayanıklılığı artırmak ve aynı zamanda güzel bir görünüm sağlamak amacıyla, çalgı yapımında kullanılacak ağacın enlemesine ortadan kesilmesiyle elde edilen iki eşit parçanın yanlamasına yapıştırılması yöntemi. Aynı film parçasının alıcıda iki kez kullanılması. (Örtü ve dişi örtü kullanılırsa, film üzerinde iki ayrı görünçlüğün görüntüleri yan yana yer alır. Örtü kullanılmazsa, bindirme ortaya çıkar). İki karşıt anlama gelen bir sözcüğün ya da sözün her iki anlamı da okşar biçimde kullanılması.
BÜCÜK
Meme, meme başı. Buzağı. Kenar: Yorganın bücüğü yerde sürünüyor. Hayvana binmiş olanın arkası: Yavrum bücüğüne şu oğlanı bindir.
DİVCON
ABD'de RCA ortaklığınca geliştirilen ve bilgisayarca depolanmış basılı bilgiyi almaçla veren aygıt. (Aygıtın girdisi, saniyede 2.000 harfi depolayabilecek güçtedir. Bu bilgi, almaçtaki görüntü üzerine bindirilerek ya da tek başına verilebilir. Divcon, özellikle, spor haberlerinde sonuçların açıklanması, seçim sonuçları, gazete başlıkları, tanıtılar, altyazılarda kullanılır).
ABIÇMAK
Çocuğu arkasına almak, bindirmek.
GÖLGELİK
Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.
ABIŞTIRMAK
Çocuğu arkaya, sırta bindirmek.
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim.