Kelimeler arşivinde; içinde "bilinç" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bilinç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bilinç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bilinç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİLİNÇLENDİRİLMEK
BİLİNÇLENEBİLMEK, BİLİNÇLENDİRİLME
BİLİNÇLENDİRMEK, BİLİNÇLENEBİLME
BİLİNÇLENDİRİŞ, BİLİNÇLENDİRME
ÖZBİLİNÇLİLİK
BİLİNÇLENMEK, BİLİNÇSİZLİK
BİLİNÇLENME, BİLİNÇSİZCE, BİLİNÇLİLİK, BİLİNÇLENİŞ
BİLİNÇDIŞI, BİLİNÇALTI
BİLİNÇSİZ
BİLİNÇLİ
BİLİNÇ
BİLİNÇ
İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.
BİLİNÇLENME
Bilinçlenmek işi, şuurlanma.
BİLİNÇLENDİRİŞ
Bilinçlendirme işi, şuurlandırış.
BİLİNÇLENDİRMEK
Bilinçli duruma getirmek, şuurlandırmak.
BİLİNÇLENİŞ
Bilinçlenme işi, şuurlanış.
BİLİNÇLENDİRİLMEK
Bilinçli bir duruma getirilmek, bilinçlenmesi sağlanmak, şuurlandırılmak.
BİLİNÇLİLİK
Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.
BİLİNÇLENMEK
Bilinçli duruma gelmek, şuurlanmak.
BİLİNÇLENEBİLMEK
Bilinçlenme imkânı veya olasılığı bulunmak, şuurlanabilmek.
BİLİNÇSİZCE
Bilinçsize yakışır biçimde olan, şuursuzca. (bilinçsi'zce) Bilinçsiz bir biçimde, şuursuzca.
BİLİNÇLENDİRİLME
Bilinçlendirilmek işi, şuurlandırılma.
BİLİNÇSİZLİK
Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk. Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk.
BİLİNÇLENDİRME
Bilinçlendirmek işi, şuurlandırma.
ÖZBİLİNÇLİLİK
Kişinin kendi varlığı üzerine olan bilinci.
BİLİNÇDIŞI
İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü. Bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan. Bilincin dışında geçen eylem ve etkinliklere verilen ad.
BİLİNÇLENEBİLME
Bilinçlenebilmek işi, şuurlanabilme.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİLİNÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İÇGÜDÜ
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.
BELLEK
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.
BİLİNÇALTI
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
BASTIRIM
Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.
İÇKİN
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç. Dünya içinde, dünyada olan. Deney içinde kalan, deneyi aşmayan. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç.
İMGE
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BALTALAMAK
Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.
GÜDÜ
Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç, saik. Kaynağı akıl olan sebep, saik. Bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesi, saik. Bir etkinlik veya işin gizli sebebi.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
İTİLME
İtilmek işi. İğrenç, ayıp veya elde edilemez görünen düşüncelerin kişide bilinçaltına sürülmesi.
ÇAĞRIŞIM
Bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması. Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girdiğinde ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai.
BİLİŞ
Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf. Bildik, tanıdık.
GERÇEKÇİLİK
Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.