Kelimeler arşivinde; içinde "beti" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde beti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu beti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında beti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BETİMLEYİVERMEK, BALDIRANŞERBETİ, BETİMLENEBİLMEK, BETİMLEYEBİLMEK
BETİMLEMECİLİK, BETİMLENEBİLME, BETİMLEYEBİLME, BETİMLEYİVERME
MÜNASEBETİYLE
BETİMLEMELİ, BETİMLENMEK, BETİMLEMECİ, BETİMLEYİCİ
BETİMLEMEK, BETİMLENME, BETİMLENİŞ, BETİMLEYİŞ, BUDUNBETİM
REMBETİKO, DİYABETİK, GÜLEBETİN, BETİMLEME, ŞERBETİYE, ALFABETİK
ÇETİBETİ, YERBETİM, ELBETİĞİ, KELBETİN, SKABETİK, ANERBETİ, ANARBETİ, BETİMSEL
BETİSİZ
BETİRE, BETİLİ
BETİN, BETİM, BETİK
BETİ
BETİ
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
BETİMLEMECİ
Betimlemeye ağırlık veren, tasvirci.
BETİMLENMEK
Betimleme işi yapılmak.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
BETİMLEYİVERME
Betimleyivermek işi.
BETİMLEMEK
Bir nesnenin, kendine özgü niteliklerini tam ve açık bir biçimde söz veya yazı ile anlatmak, tasvir etmek. Göz önünde canlandırmak.
BETİMLEYEBİLME
Betimleyebilmek işi.
BETİMLEYİCİ
Bir tek nesnenin gerçeklediği px birli açık önermesinden, sözü geçen tek nesneyi gösteren deyimini oluşturan "İX birli değişken bağlayıcısı. Dizimsel türü: a | p.
BETİMLENEBİLME
Betimlenebilmek işi.
MÜNASEBETİYLE
Dolayısıyla, sebebiyle, itibarıyla, ilgisinden dolayı.
BALDIRANŞERBETİ
Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç.
BETİMLEMELİ
Tasvirî.
BETİMLEYİVERMEK
Çabucak betimlemek.
BETİMLENEBİLMEK
Betimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BETİMLEYEBİLMEK
Betimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BETİMLENME
Betimlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BETİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETNOGRAFYA
Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, budun betimi, kavmiyat.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
ETNOGRAF
Etnografya uzmanı, budun betimci.
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.
FİHRİST
İçindekiler. Alfabetik sıralamalar için kullanılan, kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri. Katalog.
BETİM
Betimleme işi, betimleme. Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir.
HUMMA
Ateşli hastalık. Sıtma nöbeti.
KESTİRME
Kestirmek işi. Tahmin. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti. Kısaca, özet olarak. Amacı fazla uzatmadan anlatan. Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese.
ABECESEL
Alfabetik.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
NONFİGÜRATİF
İnsanı, hayvan ve tabiat ögelerini işlemeyen (sanat), betisiz (sanat).
KIZILCIK
Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas). Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi.
İCAPÇI
Nöbeti hastane yerine evde tutan ve her an hastaneden çağrılmayı bekleyen doktor.
RUTUBETLİ
Rutubeti olan, nemli.
POSTA
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
RUTUBETSİZ
Rutubeti olmayan.
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
FİGÜRATİF
Betili.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
KALBURABASTI
Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü.