İçinde BERBAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "berbat" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde berbat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu berbat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında berbat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BERBAT

Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.

  -   -   -  

Anlamında BERBAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BERBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOMBOK

Çok kötü, çok berbat.

SİFTİNLİK

Adi, bayağı, berbat.

GINİM

Çok zayıf olmayı anlatır: Berbat olup gınim gibi kalmışsın.

FALLAMAK

Küfür etmek. Azarlamak, paylamak. Kandırmak, aldatmak. Bozmak, berbat etmek. Aklını oynatmak. Falına bakmak. Büyük abdest yapmak.

MUDAVAH

Kötü; berbat.

LANET

Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua. Kötü, berbat, çok kötü. Bir ilenme sözü.

ÇÖLLEMEK

Uykuda yatağı ıslatmak, işemek. Tarlayı ekmek. Ağaçlı bir yeri kesip veya tarlayı biçip çöl haline getirmek. Ekili tarlayı hayvanlar otlamak. Çorak yerde koyun otlamak. Fakirleşmek. Mahvetmek, berbat etmek.

KENEF

Tuvalet. Pis, berbat.

HANHARAF

Berbat, harap, pis: Bir iş ki gayırammersan neye hanharaf elliyersen.

SIÇMAK

Dışkıyı vücuttan dışarı atmak. Bozmak, berbat etmek.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.