İçinde BENZETİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "benzeti" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde benzeti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu benzeti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında benzeti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BENZETİLMEK

10 harfli kelimeler

BENZETİLEN, BENZETİLME

8 harfli kelimeler

BENZETİM, BENZETİŞ

7 harfli kelimeler

BENZETİ

Bazı kelimelerin anlamları

BENZETİ

Benzetme.

BENZETİM

Taklit etme, benzerini yapma, simülasyon.

BENZETİLMEK

Benzetme işine konu olmak.

BENZETİŞ

Benzetme işi.

BENZETİLEN

(Söz sanatı terimi) Benzetmede canlandırılmak, vasıflandırılmak istenilen şey.

BENZETİLME

Benzetilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BENZETİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BENZETİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

KURSAK

Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ. Boğaz. Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılmış olan veya ona benzetilen şişkin şey. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı.

İSTİARE

Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme. Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme.

MAROKEN

Fas'ta işlenen yumuşak bir tür keçi derisi. Bu deriden yapılmış veya bu deriyle kaplanmış. Üzerine benekler basılarak marokene benzetilen koyun derisi.

İREM

Remil. Cennete benzetilerek yapılan bahçe. Efsanelerde, masallarda ve edebiyatta adı geçen mutluluk simgesi olan şehir veya bahçe.

SAHTE

Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece. Uydurma. Yapmacık. Gerçek olmayan, yalancı.

NAZİRE

Karşılık olarak, benzetilerek yapılmış olan davranış, söz. Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir.

YAPAY

Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

AMAZON

Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.

MODEL

Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

SİMÜLASYON

Benzetim. Öğrence.

MÜŞEBBEH

Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen.

HÖŞMEKLENDİRMEK

Bir şeyi, bir olayı benzetiş yoluyla canlandırarak anlatmak.

İLKÖRNEK

(Resim, Heykel, Mimarlık) Benzetisi çıkarılan özgün yapıt. Halkbilim ürün ve olaylarının saptanabilen ilk örneği ya da insanın ruhsal yapısının oluşturduğu ortak simgeler, bk. ilkörnekçilik. Bir halkbilim ürün ya da olayının kaynağı olarak ileri sürülen halkbilim ürün ya da olayı. bk. halkbilim ürünü, halkbilim olayı, değişken, değişkin, değişi, tarihsel yöntem, coğrafyasal yöntem, temel örnek.

TAKLİT

Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme.

BENZETME

Benzetmek işi. Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi, benzeti, teşbih.

ÖRNEK

Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

YALANCI

Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

BENZETMELİK

(Söz sanatı terimi) Benzetme yaparken ele alınan niteliğin en kuvvetli bulunduğu şey ki öbürü ona benzetilir.

BEĞLÜCAK

Beyliye benzetilmek istenilen hal, beyliğe Özenme hali.