Kelimeler arşivinde; içinde "bedeni" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bedeni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bedeni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bedeni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BEDENİ
BEDENİ
Bedensel.
Bu bölümde tanımı içerisinde BEDENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
İŞÇİ
Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
SPOR
Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.
GÜLBEDEN
Gül gibi güzel bedeni olan.
KORSE
İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç.
KÜTÜLEMEK
Kesici ve sivri araçların ağzı körleşmek. Sular bol bol, çağıl çağıl akmak. Taş atmak. Sıvılar donmak, sertleşmek: Kaptaki sular kütülemiş. Patlamak (tabanca vb.). Bedenin eklem yerlerinden "küt" diye ses çıkmak.
GÖVDE
Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
YÜKLENMEK
Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak. Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak. Üstüne düşmek, zorlamak. Bir yükü taşımayı üstüne almak. Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak.
RUH
Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu. Esans. En önemli nokta, öz. Duygu. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü.
IDI
Miskin, hımbıl. Aklı ve bedeni az gelişmiş kimse.
GURTDEŞEN
İnsan bedeninde kabarcıklar yapan bir hastalık.
BEDENEN
Bedeniyle, vücuduyla. Beden gücüyle.
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
GURDEŞENEK
İnsan bedeninde kabarcıklar yapan bir hastalık.
KOŞUTÇULUK
Kişide, ruhsal ve bedensel olaylar arasında koşutluk bulunduğunu ileri süren öğreti, paralelizm. Zihin ile bedenin aynı zamanda görev yapmalarına karşın aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan iki ayrı varlık olduğunu, ruhsal olaylar ile bedensel olayların birbirini hiç etkilemeyen karşılıklı iki dizi biçiminde oluştuğunu ileri süren öğreti. Birbirleriyle hiçbir ilişki ve değinileri olmayan halk kültürlerinde benzer halkbilim ürün ve olaylarının gelişimi ya da tüm halk kültürlerinde varlığı ileri sürülen doğrusal evrim. bk. koşut gelişim. karşılığı yayılım, temel düşünce, dağılım.
BAZNADOMUZU
Romanya'da bulunan, siyah renkli ancak ön kol bölgesinde beyaz kemer şeklinde tüyler bulunan, Berkshire ve Mangalitsa ırklarının melezlenmesinden köken alan, yağlı et verimi için ideal vücut yapısına sahip, kafa yapısı orta büyüklükte ve içbükey, geniş, derin ve güçlü boyun yapısına sahip, bedeni orta genişlikte, derin ve genellikle yuvarlak, but kısmı oldukça uzun ve kaslı, vücudun genel yapısı hafif dışbükey, butlar oldukça gelişmiş, her bir doğumda ortalama dokuz yavru veren domuz ırkı.