Kelimeler arşivinde; içinde "bağışık" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağışık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bağışık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağışık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
BAĞIŞIKLIK
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.
BAĞIŞIKLAMA
Bağışık hale getirme. Bağışıklanma, hastalığa karşı bağışıklık kazanma. Bağışıklık kazandırma amacıyla vücuda antijen veya antikor verme, bağışık yapma, immünizasyon. Aşılama.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞIŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİKOR
Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.
İMMÜNOLOJİK
Bağışıklık bilimsel.
AVSUNNANMAK
Okutmakla zehirli hayvan sokmalarına karşı bağışıklık kazanmak.
AVSUNNAMAH
Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.
DİOKSİN
Klor veya klorlu bileşik içeren maddelerin yüksek sıcaklıklarda yanması sırasında açığa çıkan, canlılar tarafından alındıktan sonra özellikle yağ dokuda birikerek kanser, üreme bozuklukları, kloroakne ve bağışıklık yetmezliği gibi hastalıklara neden olan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından gıdalardaki kabul edilebilir günlük alımı 2-6 pg/g olarak belirlenmiş çok güçlü etkili zehirli bir bileşik, poliklorlu dibenzo-p-dioksin.
HİPERİMMÜNİTE
Bağışıklığın yüksek oluşu, artmış bağışıklık.
ATTENÜASYON
Bir patojenin bağışıklık oluşturma yeteneğini değiştirmeden hastalık oluşturma yeteneğinin azaltılması.
İMMÜNOLOJİ
Bağışıklık bilimi.
HAPTEN
Protein gibi antijenik bir madde ile birleşerek bağışıklık cevabı uyandıran, genellikle molekül ağırlığı 8000'den küçük olan antijenler. Tek başına immünojenik olmayan fakat antikorlarla reaksiyona girebilme yeteneğinde olan küçük molekül ağırlığında antijenler. Taşıyıcı bir proteine bağlandıktan sonra bağışık cevabı uyarabilen ancak tek başına immünojenik olmayan fakat antikorlarla reaksiyona girebilme yeteneğinde olan küçük molekül ağırlıkta antijenler.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
FLOROKİNOLONLAR
Bakteriler üzerindeki etkilerini, DNAjiraz enzimini baskılayıp bölünmelerini engelleyerek ölümlerine neden olmak suretiyle gösteren, genel olarak vücut pH'sında ve yağda iyi çözünemeyen, zayıf bazik nitelikte, gram pozitif ve negatif bakteriler üzerine etkili, brusella ve mikobakteriler gibi hücre içerisine giren bakteriler üzerine de etkili, makrofajlarda interlökin I üretimini artırarak bağışıklık sistemi üzerine olumlu yönde etki gösteren, dağılım hacimleri oldukça yüksek ve özellikle insanlarda dirençli suş oluşumuna neden olduğundan dolayı hâlen ülkemizde sütü tüketilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmış, ABD'de ise gıda değeri olan tüm hayvanlarda kullanımı yasak olan ve içerisinde enrofloksasin, danofloksasin, siprofloksasin, ofloksasin ve benzerleri birçok etken maddeyi bulunduran antibiyotik grubu, kinolonlar.
GLOBULİN
Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein. Suda çözünmeyen, sulu tuz çözeltilerinde çözünen, kan serumunun başlıca proteini. Tohumlarda ve diğer salgılarda da bulunan, büyük bir protein grubundan herhangi biri. Beta globulin, gama globulin. Suda erimeyen fakat tuzlu solüsyonlarda eriyen kan serumunun başlıca proteini, beta globulin, gama globulin. Birçok enzimatik görevi yanında bağışıklık reaksiyonlarında da görev alan, çoğunluğu karaciğer ve bir kısmı lenfoid dokularda yapılan, alfa, beta ve gama diye üç tipi bulunan bir plazma proteini. Fibrinogen v.b. gibi suda erimeyen sade bir protein.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
EKOPARAZİT
Sağlıklı bir konağı bulaştırabilen parazit. Ara konakçıda kendisine karşı bağışıklığın gelişmesini uyaran asalaklar.
AFLATOKSİKOZİS
İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.
ANTİSERUM
Bağışık serum. Bağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum. Patojen etkenler veya ürünlerine karşı doğal veya yapay yolla oluşturulmuş antikorları içeren serum. Özgün antijene maruz bırakılan hayvandan elde edilen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve tanısında kullanılan, antikor içeren serum.
AİDS
Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu.
FREUNDADJUVANI
Bağışık cevabı artırmak için kullanılan, fosfat ve alüminyum hidroksit gibi mineral tuzları, mineral yağ-su emülsiyonları gibi maddeler.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
AGLUTİNİN
Birikişmeye sebep olan organik bir madde veya özel bir antikor. Kendisinin yapımını veya uyarımını sağlayan antijenle birleşerek onların kümeleşmesine neden olan bağışıklık maddesi, aglutinasyonu sağlayan antikor, aglutinant.