İçinde BAĞLAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bağlama" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağlama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bağlama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağlama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BAĞLAMACILIK, KANLIBAĞLAMA

11 harfli kelimeler

GÖZBAĞLAMAK

10 harfli kelimeler

BAĞLAMALIK, KURBAĞLAMA

9 harfli kelimeler

BAĞLAMACI, BAĞLAMALU

8 harfli kelimeler

BAĞLAMAK

7 harfli kelimeler

BAĞLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

BAĞLAMACILIK

Bağlamacının yaptığı iş.

KANLIBAĞLAMA

Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.

BAĞLAMALU

Bağlanması lâzım, zincirlik.

KURBAĞLAMA

At, eşek ve benzerleri hayvanlarda görülen, dil altında çıkan ve damaktankan alınarak iyileştirilen kabarcıklar.

GÖZBAĞLAMAK

İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

BAĞLAMALIK

Bağlamaya yarayan.

BAĞLAMACI

Bağlama yapan veya satan kimse. Bağlama çalan kimse.

  -   -   -  

Anlamında BAĞLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEBİRE

Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.

BAĞDAMAK

Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BAĞLANMAK

Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

BANDANA

Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil.

ANGAJE

"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

BUZUKİ

Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

APSELEŞMEK

Yara irin bağlamak, apse yapmak.

BAĞLATMAK

Bağlama işini yaptırmak.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

BÜYÜLEMEK

Büyü ile etki altına almak, efsunlamak, afsunlamak. Çekiciliği ile etkisi altına almak, birini kendine bağlamak, teshir etmek.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

BAĞCIK

Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ.

BULGARİ

Dört telli bağlama.

BAŞAKLANMAK

Başak bağlamak, tutmak.