İçinde BARINDI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "barındı" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde barındı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu barındı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında barındı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BARINDIRILABİLMEK

16 harfli kelimeler

BARINDIRILABİLME

15 harfli kelimeler

BARINDIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

BARINDIRABİLME

13 harfli kelimeler

BARINDIRILMAK

12 harfli kelimeler

BARINDIRILMA

11 harfli kelimeler

BARINDIRMAK

10 harfli kelimeler

BARINDIRMA

8 harfli kelimeler

BARINDIR

7 harfli kelimeler

BARINDI

Bazı kelimelerin anlamları

BARINDI

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BARINDIRMAK

Barınmasını sağlamak.

BARINDIRABİLMEK

Barındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BARINDIRILABİLME

Barındırılabilmek işi.

BARINDIRMA

Barındırmak işi.

BARINDIRILMAK

Barındırma işine konu olmak.

BARINDIRILMA

Barındırılmak işi.

BARINDIRABİLME

Barındırabilmek işi.

BARINDIRILABİLMEK

Barındırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BARINDIR

Malatya şehri, Balaban nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında BARINDI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

MANDIRA

Koyun, keçi vb. süt veren hayvanların barındırıldığı, süt ve süt ürünlerinin elde edildiği yer.

DARÜLEYTAM

Yetimlerin barındığı yer.

HANGAR

Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.

İBATE

Barındırma.

MÜTEFERRİKA

Küçük giderler için ayrılan para. Padişah, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimse. Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm.

İNEKHANE

İneklerin barındığı yer.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

KIRSAL

Kır ile ilgili. Az insanın barındığı, genellikle kır durumunda olan yer.

DÜŞKÜNLEREVİ

Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze.

GARAJCI

Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

OMURGA

Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

HUZUREVİ

Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.

AHIR

Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

KIŞLA

Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü. Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

KAÇAMAK

Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.

KOZMOPOLİT

Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran. Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse.