İçinde BARCI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "barcı" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde barcı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu barcı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında barcı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ULUGEÇİTAMBARCI

12 harfli kelimeler

KARAKABARCIK

11 harfli kelimeler

KABARCIKOTU

10 harfli kelimeler

AMBARCILIK, KEHRİBARCI, AMBARCILAR, KABARCIKLI, İHBARCILIK

9 harfli kelimeler

AMBARCILI

8 harfli kelimeler

KABARCIK, AMBARCIK, GABARCIK, BARCILIK

7 harfli kelimeler

İHBARCI, AMBARCI

6 harfli kelimeler

BARCIK, BARCIL, BARCIN

5 harfli kelimeler

BARCI

Bazı kelimelerin anlamları

BARCI

Bar işleten kimse.

KARAKABARCIK

Şarbon.

AMBARCI

Ambara bakan görevli, ambar memuru.

İHBARCI

Haber veren, bildiren kimse. Muhbir.

AMBARCILIK

Ambarcının yaptığı iş.

AMBARCILI

Ordu ili, Gülyalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

AMBARCILAR

Kastamonu ilinde, Bozkurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KABARCIKLI

Kabarcığı olan.

ULUGEÇİTAMBARCI

Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BARCILIK

Barcının yaptığı iş.

KABARCIKOTU

Yele karşı kullanılan zehirli bir ot.

GABARCIK

Bir çeşit üzüm.

KEHRİBARCI

Kehribardan tespih, ağızlık ve benzerleri şeyler yapan veya satan kimse.

İHBARCILIK

Muhbirlik.

KABARCIK

İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

AMBARCIK

Aydın ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Burdur kenti, Çavdır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep ili, Doğanpınar bucağına bağlı bir yer. Malatya kenti, Yazıhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Akçaabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında BARCI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARCI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UÇUK

Uçmuş, soluk. Hafif, belirsiz. Açık (renk). Ateşli hastalıklar, ruhsal bunalımlar veya korku sonucu genellikle dudakta beliren kabarcık. Deli dolu. Abartılı, çok yüksek, çok fazla.

ALAŞAR

Yüzü beyaz, lekeli adam. Yüzünde ak lekeler, kabarcıklar bulunan genç. Balıkesir kenti, Tütüncü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PÜRTÜK

Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık.

MUHBİR

Haber ulaştırıcı, haber veren kimse. Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı.

KARAMUK

Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki (Agrostemmagithago). Vücutta kara renkli kabarcıklara sebep olan bir hastalık. Koyunlarda görülen bir hastalık türü.

TRAHOM

Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık.

AKPAKLAK

Beyaz kabarcıklı yanık: Ahmedin eli akpaklak olmuş. Patlamış mısır: Mısırı kavurunca akpaklak oldu.

SİVİLCE

İçinde irin bulunan küçük deri kabarcığı, en küçük çıban.

KAYNAMA

Kaynamak işi. Boya filminde hava veya solvent buharının kabarcık durumunda bulunması.

TOKURDAMAK

Hava, suyun içinde kabarcıklar durumunda yükselirken ses çıkarmak.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇİÇEK

Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

AMPULLA

Ampül biçimindeki şişkinlik, kabarcık.

VEZİKÜL

İçi su dolu kabarcık.

PÜSTÜL

İrinle dolu kabarcık veya sivilce.

PÜTÜR

Küçük kabarcık.

PİYAN

Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı.

DOMUR

Kabarcık. Tomurcuk.

ŞARBON

Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık, karakabarcık, karayanık, yanıkara.

HABBE

Tahıl tanesi, evin. Su kabarcığı. Orta oyunundaki tiplerin "yemek yeme" anlamında kullandığı söz.