İçinde BACAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bacak" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bacak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bacak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bacak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

UZUNBACAKLIGİLLER, KAFADANBACAKLILAR

15 harfli kelimeler

EKLEMBACAKLILAR, DALLIBACAKLILAR

13 harfli kelimeler

KÖKBACAKLILAR

12 harfli kelimeler

KARABACAKLAR, EŞBACAKLILAR

11 harfli kelimeler

KARABACAKLI, KÖPRÜKBACAK, SARHOŞBACAK, BACAKKALEMİ

10 harfli kelimeler

BADDİBACAK, BASDİBACAK, BASTİBACAK, BASTIBACAK, MASTIBACAK, KIZILBACAK, BACAKKIRAN

9 harfli kelimeler

KURUBACAK, LARPBACAK, YABABACAK, KARABACAK

8 harfli kelimeler

DALBACAK, BACAKSIZ, BACAKLIK, TEKBACAK, ALABACAK

7 harfli kelimeler

KABACAK, AKBACAK, BACAKLI

Bazı kelimelerin anlamları

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

KAFADANBACAKLILAR

Baş bölgesinde sert bir gagası ve bunun çevresine sıralanmış çekmenli ayakları bulunan yumuşakçalar sınıfı.

KARABACAKLAR

Kütahya ili, Gediz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

EKLEMBACAKLILAR

Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.

KARABACAKLI

Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÖPRÜKBACAK

Bir çeşit at.

DALLIBACAKLILAR

Denizlerde yaşayan, basit iki parçalı kabukları olan, boyları 10cm olabilen bir şube.

SARHOŞBACAK

Yazma kenarına işlenen zikzaklı nakış. (Yassıören Senirkent.

BACAKKALEMİ

Kaval kemiği.

KÖKBACAKLILAR

Tek ya da birçok çekirdekli, çoğunlukla çıplak, seyrek olarak bir kabuk taşıyan, yalancıayaklarla yer değiştiren, amipleri, günsüleri, deliklileri ve ışınlıları içine alan birgözeli hayvanlar sınıfı.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

BADDİBACAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz.

BASDİBACAK

Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan.

BASTİBACAK

Kısa boylu.

EŞBACAKLILAR

Denizlerde, karalarda ve tatlısularda, başka hayvanların asalağı, asalakların arakonakçısı ya da özgür olarak yaşayan kabuklular takımı; tespihböcekleri.

UZUNBACAKLIGİLLER

(Tarsiidae), (Fran. tarse = tarsus kemiği), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının maymunlar (Primates) takımının uzunbacaklımakiler (Tarsioidea) alt-takımına giren bir familyası. Başları yuvarlak, gözleri ve kulakları çok iridir. Ayakları, parmakları ve kuyrukları çok uzun olur. Malaya adalarında ormanlarda yaşayan gece hayvanlarıdır. Cadı maki (Tarsius tarsius) iyi bilinen türüdür.

  -   -   -  

Anlamında BACAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖLÜT

Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.

BRAHMA

İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.

BÖĞ

Eklem bacaklılardan, soluk sarı renkli, zehirli bir tür örümcek.

BÖCEKLER

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

BEDEN

Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

AKBAŞ

Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

BACAKSIZ

Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.

AMİPLER

Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

AMPÜTASYON

Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

APIŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.

BACAKLI

Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

BALIKÇIL

Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

BALIKÇILLAR

Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.