İçinde AŞKAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aşkan" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aşkan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aşkan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aşkan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

CUMHURBAŞKANLIĞI

13 harfli kelimeler

CUMHURBAŞKANI

11 harfli kelimeler

BULAŞKANLIK

10 harfli kelimeler

KARDAŞKANI

9 harfli kelimeler

BAŞKANLIK, GÜRBAŞKAN

8 harfli kelimeler

ASBAŞKAN, BULAŞKAN, SATAŞKAN, SAVAŞKAN, DALAŞKAN, DAYAŞKAN

7 harfli kelimeler

ULAŞKAN

6 harfli kelimeler

AŞKANA, TAŞKAN, BAŞKAN

5 harfli kelimeler

AŞKAN

Bazı kelimelerin anlamları

AŞKAN

Kula donlu at. İşaret, im. Renk, beniz.

SATAŞKAN

Sataşan, saldırgan, mütecaviz.

CUMHURBAŞKANLIĞI

Cumhurbaşkanı olma durumu. Cumhurbaşkanı ve diğer görevlilerin bulunduğu bina. Cumhurbaşkanının makamı.

DALAŞKAN

Kavgacı. Kavgacı insan veya hayvan. Kılla yünün birlikte sarılıp bükülmesiyle yapılan ip.

TAŞKAN

Sağlam, güçlü soydan gelen kimse.

SAVAŞKAN

Savaşçı.

DAYAŞKAN

Destek.

GÜRBAŞKAN

Güçlü, kuvvetli başkan.

KARDAŞKANI

Kırmızı ve beyaz çizgili ipek kumaş.

BULAŞKANLIK

Bulaşkan olma durumu.

ULAŞKAN

Sıkıca yapışan, yapışkan, sırnaşık.

ASBAŞKAN

İkinci başkan.

BAŞKANLIK

Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.

CUMHURBAŞKANI

Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde devlet başkanı, reisicumhur, cumhur reisi.

BULAŞKAN

Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

AŞKANA

Mutfak. Büyükçe oda. Kazan. Tandırlık.

  -   -   -  

Anlamında AŞKAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EKSELANS

Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.

BAŞMÜSEVVİT

Yazı müsveddeleri hazırlayan ve adına müsevvit denen memurların başkanı.

İMAM

Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

HAMALBAŞI

Hamallara başkanlık eden kimse.

ÇİFTELİ

Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

DESPOT

Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse. Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse, tiran. Zorba. Ortodoks Rumların din başkanları.

DEVİRMEK

Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.

BAŞSIZLIK

Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.

HÜKÜMDAR

Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

FORS

Devlet başkanının bulunduğu yerlere, amirallerin çalıştıkları kuruluşlara veya gemilere, generallerin garnizonlarına ve bu düzeydeki görevlilerin arabalarına çekilen üç veya dört köşeli bayrak. Gidon. Söz geçirirlik, saygınlık. Gösterişlilik.

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

ÇİRKEF

Pis ve bulanık su. İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey).

BAŞSIZ

Başı olmayan. Yöneticisi, başkanı olmayan.

HAHAMBAŞI

Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı.

ÇAMUR

Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.