İçinde AŞARA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aşara" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aşara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aşara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aşara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BAŞARABİLMEK

11 harfli kelimeler

BAŞARABİLME, BAŞARAKAVAK

9 harfli kelimeler

BAŞARATLI

8 harfli kelimeler

TAŞARASI

7 harfli kelimeler

BAŞARAN, BAŞARAT, ŞAŞARAM, YAŞARAK

6 harfli kelimeler

BAŞARA, DAŞARA, MAŞARA

5 harfli kelimeler

AŞARA

Bazı kelimelerin anlamları

AŞARA

Aşağı, aşağıya.

BAŞARABİLME

Başarabilmek işi.

MAŞARA

Bağ, bahçe ve bostanlarda ekilmek için ayrılmış küçük toprak parçası, evlek, karık. Eğik bir yerdeki tarlanın iyi sulanması için ana arktan çapanın ucuyle açılan küçük su yolları. Sebze ekilen her bir bölüm.

BAŞARAN

Aksaray ilinde, Eskil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Aydın ilinde, Kuyucak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir ilinde, Kiraz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin şehrinde, Kocatepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehri, Güneysu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop ili, Erfelek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak şehri, Beytüşşebap belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak kenti, Saltukova bucağına bağlı bir bölge.

BAŞARAKAVAK

Konya ili, Sille bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BAŞARATLI

Becerikli kimse: Maşallah çok başaratlı kadın.

DAŞARA

Helâ.

BAŞARA

Eskişehir şehri, Han ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ŞAŞARAM

Olacak şey değil anlamında cümlebaşı edatı.

BAŞARAT

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.

BAŞARABİLMEK

Başarma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAŞARASI

Balıkesir şehrinde, Havran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YAŞARAK

Nem.

  -   -   -  

Anlamında AŞARA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İKTİDAR

Bir işi yapabilme gücü, erk, kudret. Bir işi başarabilme yetki ve yeteneği. Bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlar. Devlet yönetimini elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi.

ÇERÇİ

Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.

GOYGOYCU

Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse. Dilenci. Şakşakçı.

FATİH

Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).

KAN

Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.

GÖLERMEK

Göl durumuna gelmek. Hayvanın ipi ayağına ve boynuna dolaşarak kalkamayacak biçimde yere yıkılmak.

KATETMEK

Kesmek, bölmek. Bir yeri aşarak geçmek, yol almak.

GAZOZCU

Gazoz yapıp satan kimse. Eğlence yerlerinde dolaşarak gazoz satan kimse, gazoz satıcısı.

DERİNLEŞMEK

Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.

FETİH

Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

KAŞKAVAL

Tekerlek biçiminde, sarı renkte, kaşara benzeyen bir peynir türü. Aptal, sersem. Gabya ve babafingo çubuklarının topuk taraflarında açılan deliklerden geçirilerek uçları mavnalara dayanan, demir veya ağaç takoz.

DOLAŞIK

Karışık (saç, ip vb.). Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık. Dolaşarak giden (yol).

DAĞITICI

Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

GASTRULA

Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.

ÇUVALLAMAK

Çuvala doldurmak. Başaramamak.

FETHETMEK

Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak. Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak.

GİRDAP

Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.