İçinde AĞIMLI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ağımlı" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağımlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ağımlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağımlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞABİLMEK, BAĞIMLILAŞTIRILMA

16 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞABİLME, BAĞIMLILAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞMAK

12 harfli kelimeler

BAĞIMLILAŞMA

10 harfli kelimeler

BAĞIMLILIK

8 harfli kelimeler

SAĞIMLIK

7 harfli kelimeler

BAĞIMLI, SAĞIMLI

6 harfli kelimeler

AĞIMLI

Bazı kelimelerin anlamları

AĞIMLI

Ağımı olan (ayak).

BAĞIMLILAŞABİLMEK

Bağımlılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAĞIMLILAŞABİLME

Bağımlılaşabilmek işi.

BAĞIMLILAŞTIRILMA

Bağımlılaştırılmak işi.

BAĞIMLILAŞTIRMA

Bağımlılaştırmak işi.

BAĞIMLILAŞMAK

Bağımlı duruma gelmek.

SAĞIMLI

Süt veren, sağmal.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BAĞIMLILIK

Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

SAĞIMLIK

Sağılmak için beslenen (hayvan).

BAĞIMLILAŞTIRMAK

Bağımlı duruma getirmek.

BAĞIMLILAŞMA

Bağımlılaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında AĞIMLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIMLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TABİ

Bağımlı. Basıcı. Yayımcı.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

SAĞMAL

Süt veren, sağılan, sağımlı. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.). Bol süt veren inek.

EROİNCİ

Eroin bağımlısı kimse, eroinman.

EGEMEN

Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

TOKSİKOMAN

Dıştan sağlanan her türlü maddeye, özellikle toksik bir maddeye karşı fiziksel ve ruhsal bir bağımlılık duyan, vücudunda bu maddenin yarattığı olağanüstü etkilerin arayışı içinde olan kişi.

PEYK

Uydu. Bir başkasına bağımlılığı olan.

MÜPTELA

Bağımlı. Âşık, vurgun. Tutulmuş.

BAĞIMLAŞMAK

Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak.

SERBEST

Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

SALMAK

Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Saldırmak. Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sürmek. Uğratmak. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Üzerine yürütmek. Koymak, katmak. Sarkıtmak. Yollamak, göndermek. Vergi yüklemek.

KOKAİN

Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir alkaloit.

TABİİYET

Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma, bağımlılık. Uyrukluk.

KOKAİNMAN

Kokain bağımlısı olan kimse.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

KONFEDERASYON

Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.

EK

Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

BAĞLAŞIMLI

Aralarında karşılıklı destek ve bağımlılık bulunan.

BAHRİ

Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.