İçinde AVANA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "avana" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu avana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

VARAVANASI, KARAVANACI, TAVANARASI, TAVANALASI

9 harfli kelimeler

AVANAKLIK

8 harfli kelimeler

AVANAKÇA, ZIRAVANA, KIRAVANA, HARAVANA, PARAVANA, KARAVANA

7 harfli kelimeler

GAVANAK

6 harfli kelimeler

AVANAH, AVANAĞ, HAVANA, KAVANA, TAVANA, SAVANA, AVANAK

5 harfli kelimeler

AVANA

Bazı kelimelerin anlamları

AVANA

Arapça kökenli avene: avene, yardakçılar.

TAVANARASI

Dolapların üst bölümü.

AVANAKÇA

Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.

KARAVANA

Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

HARAVANA

Tencere.

AVANAH

Bön, avanak, şaşkın. Kolaylıkla kandırılabilen kimse.

GAVANAK

Gaz tenekesi. Mısır ya da buğday unundan yapılan peynirli börek.

VARAVANASI

Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.

AVANAĞ

Bön, avanak, şaşkın.

ZIRAVANA

İriyarı.

PARAVANA

Paravan.

HAVANA

Gökkuşağı.

TAVANALASI

Keçe göbek motifi. (Yalvaç Isparta).

KIRAVANA

Aba kumaşından yapılan şalvar.

AVANAKLIK

Avanak olma durumu, avanakça davranış.

  -   -   -  

Anlamında AVANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİŞİRİK

Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Evlerde tavan tahtalarının üstüne konulan, tavana sıvanan çamur veya sulu kireç. Çamur harç.

AVAK

Bön, avanak, şaşkın.

ANDAVAT

Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın, andavallı. İkinci kata çıkarken, binanın orta kısmına konulan kiriş.

PARAVAN

Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana. Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana.

APSUT

Kağnı tekerleğinin ağaç parçaları, ispit. Sersem, avanak, budala.

BÖN

Budala, saf, avanak, ahmak.

ASHU

İple bağlanıp duvara, tavana asılan sebze ve meyva.

AVEL

Alev. Bön, avanak, şaşkın.

LAMBRİ

Bir yapının iç duvar kaplaması. Tavana yapılmış olan ahşap kaplama.

ENAYİ

Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.

AVALAH

Bön, avanak, şaşkın.

ARINBAH

Tavanarası duvarı.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.

ASGI

Kadınların zincirle boyunlarına astıkları altınlar. İple bağlanıp duvara, tavana asılan sebze ve meyva. Askı: Cehiz bön asgıda. Askı. Çeyizin iplere asılarak sergilenmesi. Gelin alayındaki at, araba, otomobile bağlanan armağan kumaş, havlu ve benzerleri nesneler. Ustaya armağan edilmek için yapımı biten eve asılan kumaş ve benzerleri nesneler.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

AVINAK

Avanak.

KERES

Büyük ve derin karavana.

AVALAK

Bön, avanak, şaşkın. Tembel. Oğlak, keçi yavrusu. Tembel, alık, aptal.