Kelimeler arşivinde; içinde "avana" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VARAVANASI, KARAVANACI, TAVANARASI, TAVANALASI
AVANAKLIK
AVANAKÇA, ZIRAVANA, KIRAVANA, HARAVANA, PARAVANA, KARAVANA
GAVANAK
AVANAH, AVANAĞ, HAVANA, KAVANA, TAVANA, SAVANA, AVANAK
AVANA
AVANA
Arapça kökenli avene: avene, yardakçılar.
GAVANAK
Gaz tenekesi. Mısır ya da buğday unundan yapılan peynirli börek.
TAVANALASI
Keçe göbek motifi. (Yalvaç Isparta).
AVANAH
Bön, avanak, şaşkın. Kolaylıkla kandırılabilen kimse.
KIRAVANA
Aba kumaşından yapılan şalvar.
ZIRAVANA
İriyarı.
AVANAĞ
Bön, avanak, şaşkın.
HARAVANA
Tencere.
AVANAKLIK
Avanak olma durumu, avanakça davranış.
KARAVANA
Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
TAVANARASI
Dolapların üst bölümü.
HAVANA
Gökkuşağı.
AVANAKÇA
Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.
VARAVANASI
Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.
PARAVANA
Paravan.
KARAVANACI
Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVALAK
Bön, avanak, şaşkın. Tembel. Oğlak, keçi yavrusu. Tembel, alık, aptal.
AVAK
Bön, avanak, şaşkın.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
BİŞİRİK
Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Evlerde tavan tahtalarının üstüne konulan, tavana sıvanan çamur veya sulu kireç. Çamur harç.
BÖN
Budala, saf, avanak, ahmak.
APSUT
Kağnı tekerleğinin ağaç parçaları, ispit. Sersem, avanak, budala.
LAMBRİ
Bir yapının iç duvar kaplaması. Tavana yapılmış olan ahşap kaplama.
KERES
Büyük ve derin karavana.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AVALAH
Bön, avanak, şaşkın.
AVINAK
Avanak.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
ANDAVAT
Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın, andavallı. İkinci kata çıkarken, binanın orta kısmına konulan kiriş.
PARAVAN
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana. Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana.
AVEL
Alev. Bön, avanak, şaşkın.
ASGI
Kadınların zincirle boyunlarına astıkları altınlar. İple bağlanıp duvara, tavana asılan sebze ve meyva. Askı: Cehiz bön asgıda. Askı. Çeyizin iplere asılarak sergilenmesi. Gelin alayındaki at, araba, otomobile bağlanan armağan kumaş, havlu ve benzerleri nesneler. Ustaya armağan edilmek için yapımı biten eve asılan kumaş ve benzerleri nesneler.
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.
ASHU
İple bağlanıp duvara, tavana asılan sebze ve meyva.
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.
ARINBAH
Tavanarası duvarı.