Kelimeler arşivinde; içinde "atmak" olan, toplam 561 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu atmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SARIMSAKLATMAK
ÇİMENTOLATMAK, CIVIBILDATMAK, İHTİYARLATMAK, İSPİYONLATMAK, KATALOGLATMAK, PROGLAMLATMAK, SİGORTALATMAK
BADANALATMAK, BANDAJLATMAK, BOYNUZLATMAK, CUMBULDATMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇINGIRDATMAK, DIMBIRDATMAK, HARMANLATMAK, KALBURLATMAK, KAŞAĞILATMAK, PASPASLATMAK, ŞANGIRDATMAK, ŞİŞMANLATMAK, TANGIRDATMAK, TEKRARLATMAK, TINGILDATMAK, TINGIRDATMAK, TIRNAKLATMAK, TIRPANLATMAK, TIRTIKLATMAK, YALDIZLATMAK, YUMURTLATMAK, ZANGIRDATMAK, ZIMBIRDATMAK, ANALİSLATMAK, ASFALTLATMAK, CARPILDATMAK, CILDIRDATMAK, CIMBILDATMAK, CİMBILDATMAK, Devamını Oku »»
AKORTLATMAK, AKŞAMLATMAK, ALKIŞLATMAK, ASTARLATMAK, AŞAĞILATMAK, AYDINLATMAK, BAĞIŞLATMAK, BAYATLATMAK, BEYAZLATMAK, BIÇAKLATMAK, BOĞAZLATMAK, BOMBALATMAK, CAYIRDATMAK, CAZIRDATMAK, CIYAKLATMAK, CIYIRDATMAK, CIZIRDATMAK, CUMBALATMAK, ÇAKILDATMAK, ÇALKALATMAK, ÇAMURLATMAK, ÇATIRDATMAK, ÇITIRDATMAK, ÇUKURLATMAK, ÇUVALLATMAK, DAMGALATMAK, DURAKLATMAK, DUYUMSATMAK, FERAHLATMAK, FIKIRDATMAK, Devamını Oku »»
AÇIKLATMAK, AÇKILATMAK, AFALLATMAK, AĞIRLATMAK, AKAÇLATMAK, ALÇILATMAK, ALGILATMAK, ANIMSATMAK, ARIKLATMAK, AYARLATMAK, AYAZLATMAK, AYIKLATMAK, AZARLATMAK, BOCALATMAK, ÇAPALATMAK, ÇIKILATMAK, İMZALATMAK, ONAYLATMAK, PARALATMAK, SIRALATMAK, ŞAŞALATMAK, UCUZLATMAK, YAKALATMAK, YUMUŞATMAK, ABILDATMAK, AHIRLATMAK, ALIHLATMAK, APILDATMAK, APIŞLATMAK, ARZULATMAK, Devamını Oku »»
ARALATMAK, AŞILATMAK, BAĞLATMAK, BAŞLATMAK, BOLLATMAK, CAMLATMAK, CIRLATMAK, COPLATMAK, ÇALKATMAK, ÇATLATMAK, ÇINLATMAK, ÇITLATMAK, ÇURLATMAK, DAĞLATMAK, DAMLATMAK, DOĞRATMAK, FIRLATMAK, FOSLATMAK, HARLATMAK, HAŞLATMAK, HAVLATMAK, HIRLATMAK, HOPLATMAK, IŞILATMAK, KAPLATMAK, KATLATMAK, KAVLATMAK, KAVRATMAK, KAYNATMAK, KIŞLATMAK, Devamını Oku »»
AĞLATMAK, AKSATMAK, ALDATMAK, ANLATMAK, ATLATMAK, AVLATMAK, BOŞATMAK, BOYATMAK, BUDATMAK, BULATMAK, DAYATMAK, DONATMAK, ISLATMAK, KANATMAK, KAPATMAK, KOCATMAK, KUŞATMAK, OKŞATMAK, ORNATMAK, OTLATMAK, OYNATMAK, SINATMAK, SIVATMAK, SULATMAK, SUSATMAK, TARATMAK, TIKATMAK, UĞRATMAK, YALATMAK, YAMATMAK, Devamını Oku »»
ADATMAK, ARATMAK, UZATMAK, ABATMAK, ALATMAK, ANATMAK, AŞATMAK, AYATMAK, AZATMAK, ENATMAK, IRATMAK, İLATMAK, İRATMAK, ONATMAK, OŞATMAK, UFATMAK, ULATMAK, URATMAK, UŞATMAK, UVATMAK, UYATMAK
BATMAK, ÇATMAK, KATMAK, SATMAK, TATMAK, YATMAK, CATMAK, FATMAK, GATMAK, NATMAK, PATMAK, ZATMAK
ATMAK
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ÇİMENTOLATMAK
Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.
SİGORTALATMAK
Sigortalama işini yaptırmak.
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
İHTİYARLATMAK
İhtiyarlamasına sebep olmak.
BOYNUZLATMAK
Kadın, kocasını; koca, karısını aldatmak.
ÇINGIRDATMAK
Çıngırak sesi çıkarmasını sağlamak.
KATALOGLATMAK
Katalog durumuna getirtmek.
DIMBIRDATMAK
Saz, cura, tambur vb. çalgılar çalmak.
BANDAJLATMAK
Sargı ile sardırmak, bandaj yaptırmak.
BADANALATMAK
Badanalama işini yaptırmak.
PROGLAMLATMAK
Proglamlama işini yaptırmak.
SARIMSAKLATMAK
Sarımsaklı duruma getirmek.
CUMBULDATMAK
Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.
İSPİYONLATMAK
İspiyonlamasını sağlamak.
CIVIBILDATMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AKSATMA
Aksatmak işi.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AĞIRLATMA
Ağırlatmak işi.
AÇKILATMAK
Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.
AÇIKLATMA
Açıklatmak işi.
AKAÇLATMA
Akaçlatmak işi.
AĞLATMA
Ağlatmak işi.
AFALLATMA
Afallatmak işi.
AKŞAMLATMA
Akşamlatmak işi.
ADATMA
Adatmak işi.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇKILATMA
Açkılatmak işi.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKÇILLANMAK
Akçıl duruma gelmek, rengi atmak veya atmış gibi olmak.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AÇKILAMAK
Açkı ile parlatmak.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AĞILAMAK
Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.