İçinde ATLATMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "atlatmak" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atlatmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu atlatmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atlatmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FORMATLATMAK, FOSFATLATMAK

11 harfli kelimeler

BAYATLATMAK, RAHATLATMAK, TOKATLATMAK

10 harfli kelimeler

OĞATLATMAK

9 harfli kelimeler

ÇATLATMAK, KATLATMAK, PATLATMAK, HATLATMAK

8 harfli kelimeler

ATLATMAK

Bazı kelimelerin anlamları

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

HATLATMAK

Başından savmak: Ne dinliyon başından hatlat gitsin. Tehlike geçirmek.

RAHATLATMAK

Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak.

BAYATLATMAK

Bayat duruma getirmek, bayatlamasına sebep olmak.

KATLATMAK

Katlatma işini yaptırmak.

OĞATLATMAK

Onartmak.

TOKATLATMAK

Tokatlama işini yaptırmak.

PATLATMAK

Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.

ÇATLATMAK

Çatlak duruma getirmek. Sabrını taşırmak. Çatlamasına yol açmak. Aklını kaçırmak.

FOSFATLATMAK

Fosfatlama işini yaptırmak.

FORMATLATMAK

Formatlama işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında ATLATMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATLATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

ÖLEYAZMAK

Az kalsın ölmek, ölme tehlikesi atlatmak.

PATLATMA

Patlatmak işi.

RAHATLATMA

Rahatlatmak işi.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

SAVMAK

İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak. İşleyip geçmek, etki etmek. Geçirmek. Sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek. Vakti geçmek.

SÖKMEK

Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak ya da gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek. Geçmek, etki yapmak. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak. Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek. Okuyabilme becerisini kazanmak. Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak. Karışık bir yazıyı okumak. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak. Gelmeye başlamak veya çıkagelmek.

ÇATLATMA

Çatlatmak işi.

FERAHLATMAK

Ferah duruma getirmek, rahatlatmak.

PAKETLEMEK

Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.

DÜŞEYAZMAK

Düşme tehlikesi atlatmak.

ALATLAMAK

Acele etmek. Yeni doğmuş bebekleri, al denilen görüntünün kötü etkisinden korumak için alcı denilen kimselere atlatmak.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

KURTULMAK

Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. Bağını koparıp kaçmak. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Doğurmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

GEVŞETMEK

Sertlik ve gerginliğini bozmak. Rahatlatmak, sakinleştirmek.

SAVUŞTURMAK

Geçiştirmek, atlatmak.

GEÇİŞTİRMEK

Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.

KATLATMA

Katlatmak işi.

ATLATMA

Atlatmak işi.