İçinde ASILI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "asılı" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asılı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu asılı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asılı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

VELHASILIKELAM

11 harfli kelimeler

HASILIKELAM

8 harfli kelimeler

OLASILIK, EVHASILI, VELASILI

7 harfli kelimeler

BASILIŞ, KASILIŞ, OLASILI, KASILIM

6 harfli kelimeler

ASILIŞ, BASILI, HASILI, ASILIK, ASILIM

5 harfli kelimeler

ASILI

Bazı kelimelerin anlamları

ASILI

Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.

BASILI

Basılarak yerleştirilmiş. Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.), matbu.

HASILIKELAM

Kısacası.

ASILIŞ

Asılma işi.

BASILIŞ

Basılma işi.

VELHASILIKELAM

Sözün kısası.

VELASILI

Kısaca, velhasıl.

HASILI

Sözün kısası, kısacası.

OLASILI

Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

KASILIM

Bir nesnenin, bir özdeğin belirli bir konumda, bir durumda ya da bir devinimde bulunmaya zorlanmasından ileri gelen gerginlik. Bir cismin madde yitirmeden küçülüp büzülmesi olayı.

KASILIŞ

Kasılma işi.

ASILIM

Aslında: Bu asılım öyle değil. Güzelim. Aslında.

ASILIK

Ebe ve doktor tarafından açılan kalın kızlık zarı.

OLASILIK

Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

EVHASILI

Velhasıl.

  -   -   -  

Anlamında ASILI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLDURMAK

Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.

ASMA

Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.

BOZDOĞAN

Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

İHTİMALLİ

Olasılı.

KIRMA

Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

KİTAP

Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü. Herhangi bir konuda yazılmış eser. Kutsal kitap.

KISACASI

Kısa söylemek gerekirse, sözün kısası, elhasıl, velhasıl, hasılıkelam.

İSTATİSTİK

Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BELKİLİ

Olasılı, muhtemel. Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

HALKA

Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

KOPYALAMA

Kopyalamak işi. Geliştirilmiş özel yöntemlerle bir canlının benzerini yapma, klonlama. Basılı bir malzemeyi tıpkıbasım yöntemiyle aynen çoğaltma.

KASATURA

Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü.

ASIK

Somurtkan. Asılı.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

FORM

Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

İHTİMAL

Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık. Belki, ola ki.

KASINMAK

Kasılıp kalmak. Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek.