Kelimeler arşivinde; içinde "asik" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu asik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ROLİTETRASİKLİN, KLASİKLEŞTİRMEK
TETRASİKLİNLER, KLASİKLEŞTİRME
SEFALOTORASİK
KLASİKLEŞMİŞ, VALASİKLOVİR, PROSTASİKLİN, OSTEOMALASİK, KLASİKLEŞMEK
KLASİKÇİLİK, KLASİKLEŞME, DÜZMEKLASİK, TETRASİKLİN
METASİKLİK
KARASİKÖY, TORASİKUS, FASİKULAT, NEOKLASİK, KLASİKLİK, ASİKLOVİR
BUĞASİKİ
ŞAGASİK, FASİKÜL
MASİKO, KLASİK
TASİK, KASİK
ASİK
Kadın, karı. Sabahın şafak vakti. İsim. Erkeğe göre güçsüz görülerek kadın ve kızlar için kullanılır. (Kırşehir).
TETRASİKLİN
Ribozomun 30s alt birimine bağlanarak bakteriyel protein sentezini inhibe eden, Gram pozitif ve negatif bakteriler, riketsiyalar, klamidyalar ve mikoplazmalar gibi geniş bir mikroorganizma grubuna etkili olan biyosentetik antibiyotik grubu.
PROSTASİKLİN
Yapıca prostaglandinlere çok benzeyen, yalnız prostaglandinden kimyaca farklı olarak bunlardaki siklopentan halkasına ek olarak C-6 ve C-9 arasındaki oksijen köprüsü nedeniyle ikinci bir halka daha içeren, bisiklik yapılı bir siklooksijenaz ürünü.
KLASİKLEŞTİRMEK
Klasik duruma getirmek.
DÜZMEKLASİK
(Heykel, Mimarlık) Yunan klasik sanatının özentili, abartılı yansılaması.
KLASİKLEŞMEK
Herhangi bir sanat, sanatçı, eser klasik duruma gelmek, zamana karşı değerini yitirmemek. Alışılmış durumda kalmak, bir yenilik, özellik getirmemek.
KLASİKÇİLİK
(Resim, Heykel, Mimarlık) Klâsik üslûba olan hayranlık yüzünden o nitelikte yapıt vermeyi amaç edinen görüş. Avrupa'da 1770-1830 yılları arası antikçağ sanatına özenen resim, heykel ve mimarlık anlayışı. Yunan-Roma örneklerinden alınmış düz çizgili, anıtsal, huzur verici öğelerin birbirlerine ölçü ve sayı bakımından yasalı bir disiplin içinde bağlılığı, çıkıntılı kabartmalardan kaçınma "yeni klasikçilik" de denilen bu sanat üslûbunun özelliklerindendir. Eski Yunan ve Lâtin yazarları ile XVII. yüzyıl yazarlarını tutanların öğretisi. Uz yolunda, estetik bir sanat anlayışiyle antik yapıtlara dayanan bir sanat akımı. Bu akım, İtalya'da Rönesans'da başladı ve en parlak üslûbunu XVIII. yüzyılda Alfieri'nin dramlarında buldu.
SEFALOTORASİK
Baş ve göğse ait.
ROLİTETRASİKLİN
Yarı sentetik bir tetrasiklin türevi.
TETRASİKLİNLER
Yapıca birbirlerine çok benzeyen ve tetrasiklik bir bileşik olan naftasenkarboksamidden türeyen geniş spektrumlu bir antibiyotik.
OSTEOMALASİK
Osteomalasiyle ilgili olan.
METASİKLİK
Bir parazitin yaşam döngüsünde son konak için enfekte olan everesi. Bir parazitin yaşam siklusunda, son konak için enfektif olan evre.
VALASİKLOVİR
Antiviral etkinliğe sahip olan ve zehirli etkileri çok az olan ilaç.
KLASİKLEŞME
Klasikleşmek işi.
KLASİKLEŞMİŞ
Yeni akımlar ve düşünceler karşısında, zaman aşımına uğramadan hâlâ güncelliğini, tazeliğini koruyabilmiş yapıt, örnek : Shakespeare'in yapıtları. Aynı anlama gelmek üzere klasik terimi de kullanılabilir. Yeni akımlar ve yeni düşünceler karşısında, zaman aşımına uğramayan yeniliğini, tazeliğini koruyabilmiş yapıt. "Klasik" terimi, aynı anlamda kullanılabilir.
KLASİKLEŞTİRME
Klasikleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FERAHFEZA
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
EVCARA
Klasik Türk müziğinde bir makam.
BUSELİK
Klasik Türk müziğinde on üç basit makamdan biri.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ARABAN
Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
FAHTE
Klasik Türk müziğinde genellikle ilahi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul.
ARABANKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
FERAHNAK
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
GAZEL
Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genel olarak lirik konularda yazılan nazım biçimi. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
EVİÇ
Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam.
FERAHNÜMA
Klasik Türk müziğinde bir makam.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
DÜMTEK
Klasik Türk müziğinde tempo.
CÜZ
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri. Kur'an'ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri. Fasikül.
BUSELİKAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.