İçinde ASETAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "asetat" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asetat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu asetat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asetat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SELÜLOZTRİASETAT

11 harfli kelimeler

ASETOASETAT, FLOROASETAT, İYODOASETAT

8 harfli kelimeler

ASETATLI

6 harfli kelimeler

ASETAT

Bazı kelimelerin anlamları

ASETAT

Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.

SELÜLOZTRİASETAT

Selülozun asetik asitle tam esterleşmesi sonucunda oluşan ve koruyucu kaplamaların esası olan selüloz reçinesi.

İYODOASETAT

Enzimlerin etkin merkezindeki sülfhidril, karboksil, imidazol gruplarına bağlanarak geriye dönüşümsüz inhibisyona neden olan bir inhibitör.

ASETOASETAT

Asetoasetik asidin tuz, ester veya anyon formu, oksobütirat, diasetik asit, ketobütirik asit.

ASETATLI

Birleşimine asetat karıştırılmış.

FLOROASETAT

Rodentisit olarak ve zirai amaçla kullanılan ve kimi bitkilerde doğal olarak bulunabilen, adenozin trifosfatın yeterli miktarda üretimi engellemek suretiyle köpeklerde sinirsel, geviş getirenlerde kalp yetersizliği bulgularına sebep olan biyosidal ürün veya zehirli madde. Birçok tür için öldürücü doz uyaklaşık 0.25-1.00 mg/kg vücut ağırlığıdır. Atlar zehirlenmeye karşı dirençlidir.

  -   -   -  

Anlamında ASETAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASETAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SETİLOZ

Sentetik asetat lifleri için ticari marka.

OKSOBÜTİRAT

Asetoasetat.

MA

İşte. Var anlamında kullanılır : Her şeyim ma. Çağırma ünlemi : Ma Safiye gel buraya. Şaşma ünlemi. Manda çağırma ünlemi. Çocuk dilinde sığır. Dokuma tezgâhlarının altına yığılan kıl artıkları : Malarla yastık doldurdum. Damlara uzunlamasına konulan ağaç kiriş. Al, buyur. Sığır sesi. Sığır memesi. Çatı ya da dam için kullanılan büyük ağaç, kereste. Kuvvetlendirme edatı. Var. Megesterol asetat.

MAP

Değerli, saygın, geçer. Medroksiprogesteron asetat.

ANTİFUNGALLER

Yemlerde mantar üremesini önleyen propiyonik asit, sodyum propiyonat, kalsiyum propiyonat, asetik asit, sodyum asetat, gentian viole, nistasin, kükürt dioksit ve amonyak gibi maddeler.

KOLOMAL

Selluloz asetat sentetik lifine verilen ticari isim.

BİYOALLETRİN

Sıvı, suda pratik olarak çözünmeyen, aseton, kloroform, etil alkol, diklorometan, etil asetat gibi çözücülerde kolay çözünen, ışık ve ısıya duyarlı, hızlı temas zehri olarak etkiyen bir madde.

NOVASUROL

Sodyum civa klorofenoksi asetat ve dietil malonilürden oluşan , idrar söktürücü ve Frengi hastalığı için kullanılan , suda çözünen ve beyaz kristal halde bir çift tuz.

TEPEGÖZ

Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç. Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse). Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus). Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse).

FLORASETAMİT

Rodentisit olarak kullanılan, kokusuz, tatsız, suda çözünebilen ve tüm yönleriyle florasetata benzer zehirlenmelere sebep olabilen biyosidal ürün.

TRİSEL

Sentetik triasetat lifin ticari adı.

LAKRİMATÖR

Etil iyodo asetat gibi göz yaşı oluşturan madde.

İZOLAYT

Yapısında magnezyum klorür, alkalileştirici olarak sodyum sitratla sodyum asetat içeren ve dehidratasyonun tedavisinde kullanılan modifiye ringer çözeltisi.

SAYDAM

İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.