Kelimeler arşivinde; içinde "asarı" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asarı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu asarı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asarı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TASARIMLAYABİLMEK
TASARIMLAYABİLME
TASARIMSIZLIK, TASARIMLANMAK
TASARIVARLIK, BALTASARILAR, TASARIMLANMA, TASARIMLAMAK, TASARIMCILIK
TASARIMLAMA, DÖŞEMTASARI, ORTASARIBEY
ASARIATİKA, TASARIMSIZ
TASARIMLI, ATASARISI, TASARIMCI
ALASARIK
TASARIM, PASARIF, MASARIF, BASARIK
TASARI
ASARI
ASARI
Huysuz, haşarı: Bu asarı ata binebilir misin?.
TASARIMLAYABİLMEK
Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.
TASARIMSIZLIK
Tasarımsız olma durumu.
DÖŞEMTASARI
Bir yapıda oturanların ya da yapıyı kullananların yararlanacakları su, elektrik, havagazı ve benzeri kolaylıkların, nasıl bir uygulayımsal düzen içinde yapıda yer alacağını gösteren çizimtasar.
BALTASARILAR
Yozgat şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TASARIVARLIK
(Resim, Heykel) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.
TASARIMLANMA
Tasarımlanmak durumu.
TASARIMLANMAK
Tasarımlama işi yapılmak.
TASARIMSIZ
Tasarım yapılmamış, dizaynsız.
ORTASARIBEY
Bursa şehrinde, Karacabey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ASARIATİKA
Eski yapılar, eski eserler.
TASARIMCILIK
Tasarımcı olma durumu, tasar çizimcilik, dizayncılık.
TASARIMLAMAK
Bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak.
TASARIMLAYABİLME
Tasarımlayabilmek işi.
TASARIMLAMA
Tasarımlamak işi.
TASARIMLI
Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş, dizaynlı, edimsel karşıtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
DÜŞÜNCELLİK
Düşüncel olma niteliği. Nesnel gerçekliği olan varlığın karşısında, salt düşünce veya tasarım olarak varlık.
GERÇEK
Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
DİZAYNCI
Tasarımcı.
HASARSIZ
Hasarı olmayan.
KAVRAM
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
LAYİHA
Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı. Tasarı.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
GİDİMLİ
Bir tasarımdan ötekine geçerek, çıkarımlar yaparak, bir önermeden ötekine mantıksal bir yolla ilerleyip parçalardan bütünlüğü olan bir düşünce kuran (düşünce yolu).
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
DİZAYN
Tasarım.
CANLANDIRIM
Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.
DÜŞÜNCEL
Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
GÖRELİK
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite.
HARİTACILIK
Haritacının yaptığı iş. Harita ve bu haritalarda kullanılan işaretlerin özelliklerini araştıran, haritanın tasarım, basım ve kullanım yöntemlerini geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan bilim dalı, kartografi, kartografya.