Kelimeler arşivinde; içinde "arısız" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arısız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arısız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arısız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞARISIZLIK
YUKARISIZMA
BAŞARISIZ
ARISIZ
ARISIZ
Temiz olmıyan, karışık. Arsız, utanmaz.
BAŞARISIZ
Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.
YUKARISIZMA
Muş şehrinde, Mercimekkale bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAŞARISIZLIK
Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARISIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YENİLMEK
Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
SIFIR
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0). Kötü, başarısız, verimsiz. Olmayan, bulunmayan. Yeni, kullanılmamış. Hiçbir değeri olmayan şey.
DÖNDÜRMEK
Dönmesini sağlamak. Düzene koymak, yönetmek. bir duruma getirmek. Başarısız saymak, geri çevirmek. Çevirmek, bükmek.
EŞEVRECİLİK
Fransa'da XX. yüzyıl başlarında ortaya çıkan, yalnız kişisel duyarlığı değil, onunla birlikte kalabalığın ve evrenin de duyarlığını belirtmek isteyen, ama başarısızlıkla sonuçlanan bir koşuk çığırı.
RATE
Başarısız. Büyük fare. Yaşlı, verimsiz, geçimsiz (kimse).
ZAYIF
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
LİYAKATSİZ
Liyakati olmayan, başarısız, yeteneksiz, değimsiz.
AKİM
Kısır, verimsiz, döl veremeyen. Sonuçsuz, başarısız. Hâkim.
KARAKA
En geride kalan, başarısız. En son, sonuncu.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
ELENMEK
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak. Yarışma dışı kalmak, yarışmadan çıkarılmak. Süzülmek. Sınavda başarısız sayılmak.
MUVAFFAKİYETSİZ
Başarısız.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
FİYASKO
Bir girişimde başarısız sonuç.
ABUŞAK
Beceriksiz, başarısız.