İçinde ARIS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "arıs" olan, toplam 90 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arıs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu arıs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arıs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

YUKARISALLIPINAR, YUKARISEVİNDİKLİ

15 harfli kelimeler

YUKARISARIKAMIŞ, SARISÜLEYMANLAR

14 harfli kelimeler

YUKARISOĞUKÇAM, YUKARISARIKAYA, YUKARISERİNYER, YUKARISEYRİCEK, YUKARISAĞMALLI, YUKARISÜLMENLİ, YUKARISÖĞÜTÖNÜ, YUKARISÖYLEMEZ

13 harfli kelimeler

YUKARISAKLICA, SARISİPAHİLER, YUKARISELİMLİ, YUKARISÖĞÜTLÜ

12 harfli kelimeler

YARISIRALAMA, SARISÜLEYMAN, YUKARISÜPHAN, YUKARISARICA, BAŞARISIZLIK

11 harfli kelimeler

HARISLANMAK, YUKARISÜTLÜ, SARISIĞIRLI, YAPRAKARISI, YABANDARISI, YUKARISALAT, YUKARISAYIK, YUKARISEBİL, YUKARISUSUZ, YUKARISEYİT, YUKARISIZMA, YUKARISİVRİ, YUKARISÖĞÜT

10 harfli kelimeler

YUKARISOKU, SARISUNGUR, SARISALKIM, SARISEKBAN, YUKARISÖKÜ, SARISANDAL, YABANARISI, SARISALTIK, CARISPALAS, KANCARISIN, YUKARISIRT, GAZİYARISI, DARISEKİSİ

9 harfli kelimeler

YUKARISAL, SARISUVAT, BAŞARISIZ, SARISÖĞÜT, SARISIVAT, SARISABIR, ATASARISI, SARISAMAN, KARISAMIŞ, CAZGARISI, GÜNDARISI, EŞEKARISI

8 harfli kelimeler

ALKARISI, CİHARISE, AKARISTA, ALGARISI, ARISİLLİ, CARISLIK, DARISEKİ, FARISICA, SARISEKİ, HARISTAK

7 harfli kelimeler

ÇAPARIS, HARISLİ, SARISAZ, PAÇARIS, ARISTAK, ARISTAH, YARISON, ARISDAK, ARISDAH

6 harfli kelimeler

SARISU, VARISI, ARISAL, ARISAN, ARISIZ, ARISOY, ARISUZ, BARISI

5 harfli kelimeler

ARISU, CARIS, HARIS

4 harfli kelimeler

ARIS

Bazı kelimelerin anlamları

ARIS

Gelincik. Sürülmemiş, terk edilmiş, bakımsız tarla: Bu yıl bizim tarlalar arış kaldı.

YUKARISAĞMALLI

Van şehri, Çaldıran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SARISİPAHİLER

Balıkesir şehrinde, Gökçedağ bucağına bağlı bir yer.

YUKARISÖĞÜTÖNÜ

Eskişehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YUKARISOĞUKÇAM

Samsun şehri, Alaçam ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YUKARISAKLICA

Ağrı ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YUKARISALLIPINAR

Kars şehri, Sarıkamış ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YUKARISÜLMENLİ

Malatya ilinde, Arguvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARISELİMLİ

Malatya ilinde, Hekimhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARISEYRİCEK

Sinop ilinde, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SARISÜLEYMANLAR

Balıkesir şehrinde, Savaştepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YUKARISÖYLEMEZ

Erzurum ili, Karayazı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YUKARISARIKAYA

Yozgat ilinde, Sarıkaya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARISERİNYER

Bingöl kenti, Kiğı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARISARIKAMIŞ

Kars kenti, Sarıkamış belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARISEVİNDİKLİ

Tekirdağ şehrinde, Muratlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında ARIS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOYNUZLU

Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

ÇARŞAFLAMAK

Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

BOYNUZLATMAK

Kadın, kocasını; koca, karısını aldatmak.

AZVAY

Sarısabır.

ALTILIK

Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.

BULA

Yenge, amca ya da dayı karısı.

DEYYUS

Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse). (de'yyus) Bir sövgü sözü.

ÇARİÇE

Çarın karısına veya kadın çara verilen unvan.

BOYNUZLANMAK

Boynuzu çıkmak. Karısı veya bir kadın yakını tarafından aldatılmak. Boynuz batırılmak, boynuz yarası almak.

ARŞİDÜŞES

Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.

ALTUNİ

Altın sarısı. Bu renkte olan.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

BAŞARISIZLIK

Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.

AMCA

Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi. Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü.

BACI

Kız kardeş. Tarikat şeyhlerinin karısı. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan. Büyük kız kardeş, abla. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.