Kelimeler arşivinde; içinde "argaş" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu argaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARGAŞASIZLIK
KARGAŞACILIK, KARGAŞALILIK, KARGAŞŞAĞISI
KARGAŞALIK, KARGAŞASIZ
KARGAŞACI, KARGAŞALI, KARGAŞANA, KARGAŞMIŞ
ARGAŞMAK
KARGAŞA, GARGAŞA
ARGAŞ
ARGAŞ
Sık, gelişkin, güçlü ekin.
KARGAŞALILIK
Kargaşalı olma durumu.
KARGAŞALIK
Kargaşa durumu, alavere.
KARGAŞACI
Kargaşa çıkaran kimse, anarşist.
GARGAŞA
Ağaçtan yapılmış çocuk oyuncağı. (Güney İkizdere Rize).
KARGAŞALI
Kargaşa içinde olan. Kargaşa niteliğinde olan, anarşik.
KARGAŞASIZ
Kargaşası olmayan.
KARGAŞANA
İş karıştıran, bozgunculuk yapan.
KARGAŞASIZLIK
Kargaşasız olma durumu.
ARGAŞMAK
Kavga, gürültü etmek.
KARGAŞŞAĞISI
Pekmez ile kar karışımı.
KARGAŞA
Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi. Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos.
KARGAŞMIŞ
Karışmış.
KARGAŞACILIK
Kargaşacı olma durumu, anarşistlik. Tarihsel şartlar ne olursa olsun devletin ortadan kaldırılmasına çalışan öğreti, anarşizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VURTUT
Silahla yaratılan kargaşalık. Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek.
KARIŞIK
Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
FİTİLCİ
Fitil yapan veya satan kimse. Kargaşalık çıkaran kimse.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ÇALKANTI
Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.
ANARŞİ
Kargaşa.
TELAŞ
Herhangi bir sebeple acelecilik. Kaygı, tasa, sıkıntı. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa.
ANARŞİZM
Kargaşacılık.
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.
CANGIL
Cengel. Karışıklık, kargaşa.
FİTNE
Karışıklık, kargaşa. Fitneci, ara bozucu.
ANARŞİST
Kargaşacı.
MAHŞER
Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. Büyük kalabalık. Kargaşa.
İFSAT
Düzeni bozma, karışıklık çıkarma. Kargaşalık.
ANARŞİSTLİK
Kargaşacılık.
KAOS
Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu. Kargaşa.
FESAT
Bozukluk. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk. Karıştırıcı, ara bozucu (kimse). Hile. Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse).
YATIŞMAK
Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.
OLDUBİTTİ
Başkasına karışma fırsatı vermeden bir işi aceleye ve kargaşalığa getirip sonuca bağlama, olupbitti, emrivaki.
ANARŞİK
Kargaşalı.