Kelimeler arşivinde; içinde "arek" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAREKETLENDİRMEK
HAREKETLENDİRME
HAREKETLENMEK, HAREKETSİZLİK
BLEFAREKTOMİ, OVAREKTOMİZE, HAREKETLENME, HAREKETLİLİK, HATTIHAREKET
HAREKELEMEK, FAREKUYRUĞU, KARAMÜBAREK
HAREKETSİZ, OVAREKTOMİ, HAREKELEME, MEGAREKTUM, MİNAREKAYA, FAREKULAĞI
HAREKETLİ, MÜŞAREKET, HAREKESİZ
MÜBAREKE, AREKOLİN, MÜTAREKE, HAREKELİ
BUHAREK, NEMAREK, HAREKAT, MÜBAREK, KAREKÖK, HAREKET
UFAREK, HAREKE, NAREKE, GAREKE, HAREKİ
HAREK, ZAREK
AREK
AREK
Sığırların toplu halde dinlendiği yer. Oyun yeri. Zayıf, cılız, sıska.
OVAREKTOMİZE
Yumurtalıklarından biri veya ikisi cerrahi olarak uzaklaştırılmış.
FAREKUYRUĞU
Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince, dar testere.
KARAMÜBAREK
Şirpençe, kan çıbanı.
HAREKETLİLİK
Hareketli olma durumu, devingenlik.
HAREKETLENDİRMEK
Hareketlenmesine yol açmak.
HAREKELEMEK
Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde ünlü ile okunabilmesi için ünsüzlerin altına veya işaret koymak.
HAREKETLENDİRME
Hareketlendirmek işi.
HAREKELEME
Harekelemek işi.
OVAREKTOMİ
Yumurtalığın operasyonla çıkarılması. Kısırlaştırma.
BLEFAREKTOMİ
Göz kapağının herhangi bir lezyon nedeniyle kısmen veya tamamen çıkarılması.
HAREKETLENME
Hareketlenmek işi.
HATTIHAREKET
Tutulan yol, tutulacak yol, davranış, tutum.
HAREKETSİZ
Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.
HAREKETLENMEK
Hareket kazanmak, harekete geçmek.
HAREKETSİZLİK
Hareketsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde AREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
ATEŞKES
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.
ASALETEN
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
ASOSYAL
Sosyal olmayan. Genel kabul görmüş kuralların dışında hareket eden.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AKTİFLEŞMEK
Canlı, hareketli, etkili olmak, aktif duruma gelmek.
AT
Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.
ALEYHTARLIK
Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.