Kelimeler arşivinde; içinde "apraş" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde apraş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu apraş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında apraş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇAPRAŞIKLAŞMAK
ÇAPRAŞIKLIK
ÇAPRAŞMAK
ÇAPRAŞIK, ÇAPRAŞMA
SAPRAŞ
APRAŞ
APRAŞ
Çilli ve çopur yüzlü, sarı saçlı, açık renk gözlü adam. Yüzü, vücudu alaca benekli, lekeli hayvan veya adam. Halıdaki alacalık, renk bozukluğu. Biçimsiz, çirkin. Sarışın, çilli yüzlü kimse.
ÇAPRAŞIKLAŞMAK
Çapraşık duruma gelmek.
ÇAPRAŞMAK
Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek. İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek.
ÇAPRAŞIK
Girift. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak.
ÇAPRAŞIKLIK
Çapraşık olma durumu.
ÇAPRAŞMA
Çapraşmak işi.
SAPRAŞ
Sahan kapağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde APRAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLAMBAÇLI
Dolambacı olan. İçinden zor çıkılır, çapraşık.
GİRİFT
Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.
ÇARPAŞIH
Çapraşık.
ÇİZEM
Bir yapının, bileşenlerini, öğelerini ve aralarındaki ilişkileri gösterebilmek için küçük ölçekte çizgilerle gösterilmiş biçimi. Bir nesnenin çizenekle gösterimi. Bir devinimin dizgesel gösterimi. Bir dizgenin ya da nesnenin birbiriyle ilişkili parçalarını sırasıyla gösteren çizge. Çapraşık bir yapıyı, yalın, anlaşılır çizgilerle gösteren, özellikle belgesel filmlerde, belgesel izlencelerde kullanılan biçim.
ÇEPEKLEŞMEK
Çapraşık, karışık bir hal almak.
PAÇARIS
Engel. Karışık, çapraşık.
ÇAPARIZLIK
Güçlük, çapraşıklık.
MUĞLAK
Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık.
DÜĞÜM
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.
TİPLEMEK
Belirli bir tipin bütün çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak.
KILÇIKLI
Kılçığı olan. Pürüzlü, çapraşık, karışık.
ANİMASCOPE
Canlandırmaya yardımcı bir işlem. (Bu işlem, canlı varlıkların ve devingen modellerin çapraşık devinimlerinin canlıresim biçimine sokulmasını sağlar; böylelikle tek tek resim çizme gereği kalmaz).
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
ÇEPREŞİK
Karışık, bozuk. Çapraşık, karışık, eğri büğrü.
KARIŞIK
Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
BURKAÇ
Dolaşık, çapraşık, eğri büğrü, eğri. Su çevrisi, girdap. Bol yetişen, feyizli. Altın bilezik.