Kelimeler arşivinde; içinde "ankur" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ankur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ankur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ankur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CANKURTARANLIK
DAVZANKURTAĞI, MANKURTLAŞMAK
MANKURTLAŞMA
CANKURTARAN, PANKURONYUM, TIRPANKURDU
KANKURUTAN
ÇANKURMAK
MANKURT, TANKURT
MANKUR, ZANKUR
ANKUR
ANKUR
Ev yapmakta kullanılan ve evin üzerine konulan büyük ağaç. Uzun boylu, biçimsiz kimse. Bostan.
MANKURTLAŞMA
Mankurtlaşmak durumu.
ÇANKURMAK
Köpek can acısından havlamak, haykırmak. Bağıra çağıra azarlamak, sövüp saymak.
CANKURTARANLIK
Cankurtaran olma durumu.
ZANKUR
Huysuz, geçimsiz, çirkin, acımasız.
KANKURUTAN
Adamotu.
CANKURTARAN
Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.
PANKURONYUM
Kas gevşetici etkisi olan steroit halka sistemine bağlı iki kuvarterner amin azotu içeren, nöromüsküler bloken ilaçlar grubundan sentetik bir madde.
TIRPANKURDU
Erginlerinde kanat genişliği 37-47 mm. olup, yılda birkaç kuşak üreyebilen ve özellikle fide durumundaki tarımsal bitki köklerini kemirerek yaşayan gececi tırtıl; bozkurt, karakurt, kesegen.
MANKUR
Sığırları boyunduruğa bağlamaya yarayan ve boyunlarına geçirilen "u" biçimindeki ağaç. Bir ucunu hayvanın boynuna, öteki ucunu yere çakmaya yarayan odun kazığa bağlı hayvan bağı.
MANKURT
Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan.
MANKURTLAŞMAK
Ulusal kimlikten uzaklaşmak, içinde bulunduğu topluma yabancılaşmak.
DAVZANKURTAĞI
Karafatma denilen böcek.
TANKURT
Şafak vakti gibi parlak, güçlü kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANKUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMBULANS
Cankurtaran.
KALASTRA
Gemilerde cankurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa.
ANKUT
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Bir çeşit çekirdeksiz dut. Paçalı iyi cins güvercin. Salkım, üzüm çöpü: Bir ankur üzüm yedim. Kırmızıya yakın koyu sarı renk.
CUBBAL
Boz renkli bir cins tarla kuşu. Cankurtaran düdüğü.
FİLİKA
Cankurtaran sandalı.
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
SİREN
İtfaiye, cankurtaran ve polis araçlarında bulunan, tiz ses çıkaran uyarıcı alet. Üst tarafı kız, alt tarafı balık olduğuna inanılan deniz kızı.
CANGULTARAN
Cankurtaran.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).