Kelimeler arşivinde; içinde "andil" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde andil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu andil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında andil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KANDİLLEŞMEK, KANDİLÇİÇEĞİ, KANDİLLİHALI
KANDİLCİLİK, KANDİLLEŞME
YEDİKANDİL, SARIKANDİL, DANDİLİÇÜŞ, KANDİLDAĞI
GÖKKANDİL, FUTKANDİL, KANDİLKÖY, KANDİLOTU, KANDİLSİZ, KOSTANDİL, KÖRKANDİL, TORANDİLİ, ÇALKANDİL, YILANDİLİ, TİRHANDİL, KANDİLLİK, KANDİLİSA
İSKANDİL, DANDİLİK, İLANDİLİ, KANDİLLİ, KANDİLCİ
DANDİLİ, ANDİLİK
ANDİL
Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. Sümüklü: Bu çocuk mahallenin andilidir.
YEDİKANDİL
Büyükayı da denilen yıldız takımı.
DANDİLİÇÜŞ
Tahterevalli oyunu.
KANDİLSİZ
Kandili olmayan.
KANDİLÇİÇEĞİ
Kına çiçeği.
KANDİLDAĞI
Ağrı şehri, Hamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KANDİLLİHALI
Göbek motifi kandili stilize eden halı. (Taşpınar Aksaray Niğde).
KANDİLLEŞMEK
Birbirinin kandil gününü kutlamak.
SARIKANDİL
İncir kuşu.
KANDİLOTU
Ballıbabagillerden bir bitki, ballo ta acetabulosa labiatae.
GÖKKANDİL
Körkandil.
KANDİLCİLİK
Kandilcinin yaptığı iş.
KOSTANDİL
Köstendil.
FUTKANDİL
(foot-candle) bk. lümen bölü metrekare.
KANDİLKÖY
Erzincan ili, Akarsu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş şehri, Ekinözü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KANDİLLEŞME
Kandilleşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANDİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
ABDALCIK
Erzurum kenti, Kandilli bucağına bağlı bir bölge.
ÇERAĞ
Mum, kandil, lamba ve benzerleri ışık veren araç, çırağ. Işık, çırağ.
REZEDE
Muhabbet çiçeğigillerden, 1,5 metre yüksekliğinde, tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki, rezede çiçeği (Reseda luteola).
IŞITIM
İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil.
BUVAZ
Boğaz. Gebe. Boğaz, dar geçit. Değirmen taşının ortasındaki delik. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
CİVANPERÇEMİ
Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium).
ŞAMDAN
Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık.
KANDİLCİ
Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse. Kandil yapan veya satan kimse.
PESÜS
İçinde yağ yakılan toprak kandil.
KANDİLLİK
Kandillerin konulduğu yer. Kandil günü ile ilgili.
ANDİLİK
Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir: Şu koca koknaya bakın gençler gibi andilik bağlamış.
KANDİLLİ
Kandili olan. Çok sarhoş.
KANDİL
İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı. Kandil gecesi. Çok sarhoş.
ŞAMANDIRA
Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top. Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim. Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.
CIBIR
Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.
AYAKÇA
Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
MAHYA
Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim. Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.