Kelimeler arşivinde; içinde "andan" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde andan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu andan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında andan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TRANSANDANTALİST, TRANSANDANTALİZM
BAŞKUMANDANLIK, HOBANDANİŞMENT, KUMANDANSIZLIK
TRANSANDANTAL
DANDANNAMAK, BAŞKUMANDAN, KUMANDANLIK, KUMANDANSIZ
DANDANNAMA, ARDARANDAN, HANIHANDAN, KUMANDANLI
PANDANTİF, SISKANDAN, ABAHANDAN, AMADANDAN, CANDANLIK, DOKSANDAN, ANDANTİNO, DANDANİÇA
SÜHANDAN, HAMANDAN, YABANDAN, GUMANDAN, CANDANER, BAYANDAN, KUMANDAN, YALANDAN
ANDANTE, BANDANA, TANDANS, OKANDAN, MANDANA
KANDAN, MANDAN, ANDANA, SANDAN, ANDANÇ, HANDAN, TANDAN, GANDAN, CANDAN, DANDAN, YANDAN
ANDAN
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.
TRANSANDANTAL
Deneyüstü.
HANIHANDAN
Çoktan, çok zamandan beri.
DANDANNAMA
Nazlatma, okşama.
DANDANNAMAK
Oyalanmak, sallanmak.
ARDARANDAN
Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden.
PANDANTİF
İnce bir zincirle boyna takılan değerli takı.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
KUMANDANLIK
Komutanlık.
BAŞKUMANDAN
Başkomutan.
TRANSANDANTALİZM
Deneyüstücülük.
KUMANDANLI
Kumandanı olan.
TRANSANDANTALİST
Deneyüstücü.
KUMANDANSIZLIK
Kumandansız olma durumu.
KUMANDANSIZ
Kumandanı olmayan.
HOBANDANİŞMENT
Bursa şehri, Harmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CANDANLIK
Candan olma durumu.
BOL
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
BÖBREK
Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
ÇAMURCUK
Sazangillerden, sazandan küçük, eti tatsız bir göl ve bataklık balığı (Chrondrostoma nasus).
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
BATTAL
En ve boyca alışılmış olandan büyük. İşe yaramaz, kullanılmaz.
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
BASBAYAĞI
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi. Alışıldığı üzere.
ANDANTİNO
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).
ANDANTE
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.