İçinde ALKIŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "alkış" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alkış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu alkış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alkış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ALKIŞLAYIVERMEK, ALKIŞLAYABİLMEK, ALKIŞLATABİLMEK, ALKIŞLANABİLMEK

14 harfli kelimeler

ALKIŞLAYIVERME, ALKIŞLAYABİLME, ALKIŞLANABİLME, ALKIŞLATABİLME

13 harfli kelimeler

KALKIŞABİLMEK

12 harfli kelimeler

KALKIŞABİLME

11 harfli kelimeler

ALKIŞLANMAK, ALKIŞLATMAK, KALKIŞILMAK

10 harfli kelimeler

KALKIŞILMA, ALKIŞLAYIŞ, ALKIŞLATIŞ, ALKIŞLANIŞ, ALKIŞLATMA, ALKIŞLANMA, ALKIŞLAMAK, ALKIŞÇILIK

9 harfli kelimeler

KALKIŞMAK, ALKIŞLAMA

8 harfli kelimeler

KALKIŞMA, ÇALKIŞLA

7 harfli kelimeler

ALKIŞÇI

6 harfli kelimeler

KALKIŞ, BALKIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ALKIŞ

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.

ALKIŞLANABİLME

Alkışlanabilmek işi.

ALKIŞLATMAK

Alkışlama işini yaptırmak.

ALKIŞLAYIVERME

Alkışlayıvermek işi.

ALKIŞLAYABİLME

Alkışlayabilmek işi.

ALKIŞLAYIVERMEK

Hiç düşünmeksizin alkışlamak.

KALKIŞILMAK

Kalkışma işine konu olmak.

ALKIŞLANMAK

Alkışlama işine konu olmak.

ALKIŞLATABİLME

Alkışlatabilmek işi.

KALKIŞABİLMEK

Kalkışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KALKIŞILMA

Kalkışılmak durumu.

ALKIŞLAYIŞ

Alkışlama işi.

KALKIŞABİLME

Kalkışabilmek işi.

ALKIŞLATABİLMEK

Alkışlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALKIŞLAYABİLMEK

Alkışlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALKIŞLANABİLMEK

Alkışlanma olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ALKIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALKIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BACAKSIZ

Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.

ALKIŞÇILIK

Alkışçı olma durumu.

HAVAALANI

İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.

ALKIŞLATIŞ

Alkışlatma işi.

TEZAHÜRAT

Bağırıp çağırarak, alkışlayıp tempo tutarak yapılmış olan gösteri. Hastalıklarda belirtiler.

ALKIŞLANMA

Alkışlanmak işi.

DONKİŞOTLUK

Gereği yokken kahramanlık göstermeye kalkışma durumu.

KARGIŞ

Kargıma işi veya bu maksatla söylenen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç, alkış karşıtı.

SUİKAST

Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma. Bir devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi plan kurarak öldürme.

ALKIŞÇI

Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.

KALKIŞMA

Kalkışmak işi. İsyan, ayaklanma, kıyam.

ÖZENMEK

Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, yapmaya kalkışmak. Bir şeyi yaparken elden geldiğince iyi yapmaya çabalamak, bir şeye büyük dikkat ve ilgi göstermek, itina etmek. Birini veya bir şeyi taklit etmeye çalışmak.

ALKIŞLAMA

Alkışlamak işi.

ŞAKŞAKÇI

Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.

KIYAM

İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Ayağa kalkma, ayakta durma. Namazda ayakta durma. Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.

GİRİŞİMCİ

Üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse, müteşebbis. Ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis.

ALKIŞLANIŞ

Alkışlanma işi.

ŞARYO

Bir aletin veya aracın hareketli parçası. Bir eğik düzlem boyunca arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni.

GİRİŞMEK

Bir işi ele almak. Kalkışmak. Başlamak. Birbirine karışmak. Dövmek. Kavgaya tutuşmak.

ALKIŞLATMA

Alkışlatmak işi.