Kelimeler arşivinde; içinde "algın" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde algın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu algın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında algın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DALGINLAŞTIRMAK
DALGINLAŞMAK, ALGINLAŞNIAK, SALGINLAŞMAK
SALGINCILIK, DALGINLAŞMA, SALGINLAŞMA
ALGINCILIK, YELÇALGINI, SÜTÇALGINI, KARASALGIN
BALGINMAK, ÇALGINLIK, DALGINLIK, SAMALGINI
SALGINCI, ALGINLIK, BUNALGIN, DALGINCA, YALGINAY
YALGIN, SALGIN, HALGIN, KALGIN, DALGIN, ÇALGIN
ALGIN
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
DALGINLAŞMAK
Dalgın duruma gelmek.
SALGINLAŞMAK
Salgın durumuna gelmek.
BALGINMAK
Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.
DALGINLAŞMA
Dalgınlaşmak işi.
SALGINCILIK
Salgıncının yaptığı işi.
ALGINLAŞNIAK
Sıhhati bozulmak, güçsüz kalmak.
ALGINCILIK
Hırsızlık.
SÜTÇALGINI
Gebe annenin sütünü emmekten zayıflamış çocuk.
DALGINLIK
Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.
SAMALGINI
Sam yeli etkisiyle dökülen ham meyveler.
KARASALGIN
Dişlerdeki iskorpit hastalığı. Boğaz ağrısı. Halk dilinde Keçi ciğer ağrısı.
DALGINLAŞTIRMAK
Dalgın duruma getirmek.
YELÇALGINI
Fazla esen yel etkisiyle başağı cılız kalmış ekin.
ÇALGINLIK
Yağmur etkisiyle buğday ve meyvalarda olan hastalık.
SALGINLAŞMA
Salgınlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKKATSİZLİK
Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.
FALCILIK
Falcının yaptığı iş, bakıcılık. Falın daha iyi çıkması için kişinin mücevherlerini kullanmak isteyip, dalgınlıktan yararlanarak çalma işi.
GRİP
Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.
KONÇERTO
Bir çalgının teknik özelliklerini ön plana çıkarmak amacıyla yazılmış, orkestra eşliğinde seslendirilen, sonat formundaki müzik eseri.
EPİDEMİK
Salgın hastalıkla ilgili.
EPİDEMİ
Salgın.
DİKKATSİZ
İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).
KOLERA
Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık.
İŞLEVCİLİK
Toplumu, her bir ögesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm. Algının öncelikle gereksinimler ve coşkulara dayalı etkinliklerin sonucu olduğunu savunan görüş, görevcilik, fonksiyonalizm.
DALGINCA
Dalgın bir biçimde, dalgın olarak.
ÇALIK
Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.
DANG
Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.
DİZANTERİ
Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
KABAKULAK
Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).
KAVRAYIŞ
Kavrama işi. Bir algının doğrudan doğruya kavranması. Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması. Kavrama, anlama, algılama yetisi.
MAHMUR
Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan. Süzgün, dalgın bakışlı (göz). Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.
BUĞULU
Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).