İçinde ALGIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "algın" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde algın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu algın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında algın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DALGINLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

DALGINLAŞMAK, ALGINLAŞNIAK, SALGINLAŞMAK

11 harfli kelimeler

SALGINCILIK, DALGINLAŞMA, SALGINLAŞMA

10 harfli kelimeler

ALGINCILIK, YELÇALGINI, SÜTÇALGINI, KARASALGIN

9 harfli kelimeler

BALGINMAK, ÇALGINLIK, DALGINLIK, SAMALGINI

8 harfli kelimeler

SALGINCI, ALGINLIK, BUNALGIN, DALGINCA, YALGINAY

6 harfli kelimeler

YALGIN, SALGIN, HALGIN, KALGIN, DALGIN, ÇALGIN

5 harfli kelimeler

ALGIN

Bazı kelimelerin anlamları

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BALGINMAK

Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.

SALGINLAŞMAK

Salgın durumuna gelmek.

DALGINLAŞMAK

Dalgın duruma gelmek.

SALGINLAŞMA

Salgınlaşmak işi.

SALGINCILIK

Salgıncının yaptığı işi.

ALGINLAŞNIAK

Sıhhati bozulmak, güçsüz kalmak.

DALGINLAŞTIRMAK

Dalgın duruma getirmek.

SAMALGINI

Sam yeli etkisiyle dökülen ham meyveler.

SÜTÇALGINI

Gebe annenin sütünü emmekten zayıflamış çocuk.

KARASALGIN

Dişlerdeki iskorpit hastalığı. Boğaz ağrısı. Halk dilinde Keçi ciğer ağrısı.

DALGINLAŞMA

Dalgınlaşmak işi.

ALGINCILIK

Hırsızlık.

DALGINLIK

Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.

ÇALGINLIK

Yağmur etkisiyle buğday ve meyvalarda olan hastalık.

YELÇALGINI

Fazla esen yel etkisiyle başağı cılız kalmış ekin.

  -   -   -  

Anlamında ALGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALIK

Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.

DİKKATSİZLİK

Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.

DİKKATSİZ

İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.

AFYONLU

İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.

DANG

Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.

DİZANTERİ

Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.

KAVRAYIŞ

Kavrama işi. Bir algının doğrudan doğruya kavranması. Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması. Kavrama, anlama, algılama yetisi.

EPİDEMİ

Salgın.

KABAKULAK

Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).

KOLERA

Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık.

İŞLEVCİLİK

Toplumu, her bir ögesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm. Algının öncelikle gereksinimler ve coşkulara dayalı etkinliklerin sonucu olduğunu savunan görüş, görevcilik, fonksiyonalizm.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

BUĞULU

Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).

FALCILIK

Falcının yaptığı iş, bakıcılık. Falın daha iyi çıkması için kişinin mücevherlerini kullanmak isteyip, dalgınlıktan yararlanarak çalma işi.

ENDEMİK

Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).

MAHMUR

Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan. Süzgün, dalgın bakışlı (göz). Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.

EPİDEMİK

Salgın hastalıkla ilgili.

DALGINCA

Dalgın bir biçimde, dalgın olarak.

GRİP

Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.

KONÇERTO

Bir çalgının teknik özelliklerini ön plana çıkarmak amacıyla yazılmış, orkestra eşliğinde seslendirilen, sonat formundaki müzik eseri.