Kelimeler arşivinde; içinde "alel" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARALELLEŞTİRMEK
PARALELOSTERİZM, PARALELLEŞTİRME
KIRIKKALELİLİK, ÇANAKKALELİLİK
DENİZLALELERİ
YAĞŞAGALELLİ, PARALELKENAR
KIRIKKALELİ, HALELLEŞMEK, ÇANAKKALELİ
PARALELLİK, PARALELİST, HALELENMEK, PARALELİZM, ALELACAYİP, ALELADELİK, BARPARALEL
ALELACELE, HALELENME, ALELHESAP, ALELHUSUS, ALELITLAK, ÇATALELMA, ALELOMORF
ALELOTİP, ALELUMUM, ALELUSUL, ALELEMEK, HALELDAR, HAVALELİ
YALELLİ, ADALELİ, DİYALEL, LALELİK, ALELADE, PARALEL
HALELİ, ÇALELİ, KALELİ, LALELİ
ALELE, HALEL
ALEL
ALEL
Her biri, bir karakterin farklı şekilde belirmesine sebep olan, tek bir gen lokusunun iki veya daha fazla sayıda olabilen alternatif şekilleri.
PARALELOSTERİZM
Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.
ÇANAKKALELİ
Çanakkale ilinden olan kimse.
PARALELKENAR
Karşılıklı kenarları paralel olan dörtgen.
YAĞŞAGALELLİ
Güldürücü, eğlendirici kişi.
HALELLEŞMEK
Helalleşmek.
PARALELLİK
Paralel olma durumu. Benzerlik, yakınlık. Koşutluk.
ÇANAKKALELİLİK
Çanakkaleli olma durumu.
DENİZLALELERİ
Vücutları bir sapla deniz dibine bağlı veya serbest olabilen, beş veya daha fazla kollu, toplu durumda yaşayan derisi dikenlilerden bir sınıf.
PARALELİST
Koşutçu.
PARALELLEŞTİRMEK
Koşutlaştırmak.
KIRIKKALELİLİK
Kırıkkaleli olma durumu.
KIRIKKALELİ
Kırıkkale ilinden olan kimse.
PARALELLEŞTİRME
Koşutlaştırma.
PARALELİZM
Koşutçuluk.
HALELENMEK
Ay'ın çevresinde ışık halkası oluşmak, ağıllanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EĞİK
Eğilmiş olan, dik ya da düz olmayan. Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.
BAYAĞILIK
Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
BERİBENZER
Sıradan, bayağı, alelade.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
BARPARALEL
Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.
DENK
Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri. Uygun, nitelik yönünden eşit. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. Ağırlık bakımından eşit olan. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi.
BİLEŞTİRMEK
Bileşmesini sağlamak. İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak.
ALELADELİK
Alelade olma durumu. Bayağılık.
HERKESLİK
Aleladelik, sıradan olma durumu.
BARBATA
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
HALELENME
Halelenmek işi.
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
DİKDÖRTGEN
Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.
DOĞRULTU
Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.