Kelimeler arşivinde; içinde "akınmak" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akınmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akınmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akınmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAKINMAK, SAKINMAK, TAKINMAK, YAKINMAK, DAKINMAK, KAKINMAK, ŞAKINMAK
AKINMAK
AKINMAK
Özenmek, meyletmek, gönül vermek, sevmek. Kaymak: Dağlardan akınarak geldim. Kendiliğinden gelmek, akarcasına gelmek.
ŞAKINMAK
Paylamak.
SAKINMAK
Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek. Korumak, esirgemek, gözetmek. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak.
DAKINMAK
Altın, inci gibi ziynet eşyasını takmak.
KAKINMAK
Öfkelenmek, darılmak, kızmak. Uğraşmak, didinmek. Gazaba uğramak. Öfkelenmek.
TAKINMAK
Kendine takmak. Bir nitelik veya durum almak.
YAKINMAK
Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak. Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek.
BAKINMAK
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKINMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKINMA
Bakınmak işi.
SIZLANMA
Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallüm.
TELLENMEK
Tel takınmak. Telle çevrilmek. Telgraf çekilmek.
DAVRANMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.
TAKINMA
Takınmak işi.
VIZILDAMAK
"Vız" diye ses çıkarmak. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak.
SIZLAMAK
Hafifçe ağrımak. Yakınmak.
KUBARMAK
Hindi veya güvercinin tüyleri kabarmak. Çalımlı bir tavır takınmak.
ŞİŞİNMEK
Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.
VAHVAHLANMAK
Acınmak, yakınmak.
VIZILDANMAK
Yakınmak, sızlanmak.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
HOROZLANMAK
Kabadayı tavrı takınmak, çalım satmak.
SÖYLENMEK
Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.
SAKINMA
Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.
GIK
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
KORUNMAK
Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.