Kelimeler arşivinde; içinde "akın" olan, toplam 137 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAKINLAŞTIRABİLME
YAKINLAŞABİLMEK
YAKINLAŞTIRMAK, YAKINLAŞABİLME, YUKARIYAKINYOL
YAKINLAŞTIRMA, SAKINCASIZLIK
AKINTISIZLIK, BAKINABİLMEK, SAKINABİLMEK, TAKINABİLMEK, YAKINABİLMEK, YAKINIMSILIK, YAKINLAYALIM
AKINTIÖLÇER, SAKINGANLIK, YAKINLAŞMAK, YAKINSAKLIK, BAKINABİLME, SAKINABİLME, SAKINDIRMAK, SAKINICILAR, TAKINABİLME, YAKINABİLME, YAKINGÖRMEZ
AKINKAYASI, SAKINCASIZ, SAKINTISIZ, TAKINAKSIZ, TAKINTISIZ, YAKINLARDA, YAKINLAŞMA, YAKINSAMAK, BAKINILMAK, ÇAKINTISIZ, ILICAKINIK, SAKINDIRMA, SAKINILMAK, SAKINIMSIZ, SAKINMALIK, SAKINTILIK, YAKINLAŞIM, YAKINMASIZ, YUKARIAKIN
AKINCILAR, AKINCILIK, AKINDIRIK, AKINTISIZ, ÇAKINTILI, SAKINCALI, SAKINIMLI, SAKINTILI, TAKINAKLI, TAKINTILI, YAKINSAMA, ACABAKINA, AKINCIBAY, AŞAĞIAKIN, BIRAKINTI, BURAKINTI, SAKINILMA, YAKINDOĞU, YAKINYURT
AKINTILI, BAKINCAK, BAKINMAK, KINAKINA, SAKINGAN, SAKINMAK, TAKINMAK, YAKINDAN, YAKINLIK, YAKINMAK, YAKINSAK, YAPYAKIN, ADAKINIK, AKINOĞLU, AKINYOLU, ÇAKINCIK, DAKINMAK, ERAKINCI, KAKINMAK, ÖZAKINCI, SAKINDUK, SAKINTIL, ŞAKINMAK, TAKINCAK, YAKINCAK, YAKINÇAĞ, YAKINTAŞ
BAKINDI, BAKINMA, BAKINTI, ÇAKINTI, KAKINTI, SAKINCA, SAKINIM, SAKINIŞ, SAKINMA, SAKINTI, TAKINAK, TAKINMA, TAKINTI, YAKINDA, YAKINIŞ, YAKINMA, YAKINTI, AKINALP, AKINCAK, AKINERİ, AKINGAN, AKINMAK, AKINTAN, BAKINAK, BAKINIŞ, BAYAKIN, ÇAKINLI, DAKINAK, DAKINCO, DAKINTI, Devamını Oku »»
AKINCI, AKINTI, KAKINÇ, AKINAL, AKINER, HAKINA, OKAKIN, ÖZAKIN, SAKINÇ
ÇAKIN, SAKIN, YAKIN
AKIN
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
YAKINLAŞABİLME
Yakınlaşabilmek işi.
YAKINLAŞTIRMAK
Yakın bir duruma getirmek, yaklaştırmak. Aralarında sıkı ilgi veya duygusal bağ oluşturmak.
YAKINLAYALIM
Bize gidelim.
YAKINLAŞABİLMEK
Yakınlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
YAKINLAŞTIRMA
Yakınlaştırmak işi.
YUKARIYAKINYOL
Şanlıurfa ili, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAKINABİLMEK
Bakınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKINTISIZLIK
Akıntısız olma durumu.
SAKINCASIZLIK
Sakıncasız olma durumu.
YAKINLAŞTIRABİLME
Yakınlaştırabilmek işi.
YAKINABİLMEK
Yakınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAKINABİLMEK
Sakınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKINIMSILIK
(X, ß) bir yakınımsı uzay olmak üzere G(X) güç kümesi üzerindeki ß ikili bağıntısı.
TAKINABİLMEK
Takınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AHİREN
Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
AKILLICA
Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
ALAÇAM
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AKINTISIZ
Akıntısı olmayan.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKINCILIK
Akıncı olma durumu.
AKINTILI
Akıntısı olan. Eğik, eğimli, meyilli.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.