İçinde AKTARAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aktaran" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aktaran bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aktaran ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aktaran olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AKTARAN

Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi.

  -   -   -  

Anlamında AKTARAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKTARAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

SUYUTAN

Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad.

VOLAN

Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek. Kadın giysilerinin etek ucu, kol vb. yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılmış olan süs.

PİCTOGRAPHE

1938'de yönetmen Abel Gance ile optikçi Pierre Angénieux'nün geliştirdikleri ve asıl merceğin önüne takıldığında, ışık düzengeci açıklığı ne olursa olsun, merceğe en yakın noktadan sonsuza kadar sıralanmış konuları aynı seçiklikle aktaran, ayrıca çeşitli optik hileleri gerçekleştirebilen ek mercek dizgesi.

ŞAFT

Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil.

TAKILDAK

Un değirmenlerinde, tanelerin değirmen taşına düzenli akmasını sağlayan tahta çubuk. Mürver ağacından yapılan bir çeşit çocuk tabancası. Su değirmenlerinde, üst değirmentaşının üzerinde oturan değirmen taşına buğday aktaran sandığın sağa sola oynamasını sağlayan ağaç düzen. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta).

İŞLERGE

Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-Erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.

VEKTÖR

Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi. Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız taşıyıcı canlı. Büyüklüğü ile yönü olan nicelik.

BAŞYÖNETİCİ

Bir kurumun yönetiminden sorumlu olan ve kurumla ilgili her türlü etkinliği ve gelişmeyi yönetim kuruluna aktaran en üst düzey yönetici.

TARAYICI

Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse.

KİLİTTAŞI

(Mimarlık) Kemer, kubbe ve tonozların tepe noktalarına konan, üstüne yukarıdan ve yanlardan binen ağırlığı yastık taşlarına aktaran taş. Kars şehrinde, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HIZLANDIRICI

Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Örtme işleminde kullanılan kimi çözeltilerin, tepkimelerini hızlandırmak için kullanılan özdek. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.

SOUNDBOARD

Elektrikle çalışmayan telli çalgılarda, tellerin titreşimi yoluyla elde edilen sese şiddet katarak dışarı aktaran ve tonuna karakterini kazandıran, genellikle ağaçtan bileşen.

İLETKEN

Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey).

OBJEKTİF

Nesnel, subjektif karşıtı. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi.

KILAVUZ

Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.