Kelimeler arşivinde; içinde "akine" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAKİNELEŞTİRMEK
MAKİNELEŞTİRME
MAKİNELEŞMEK
MAKİNECİLİK, MAKİNELEŞME
BİDAHAKİNE, MAKİNEALTI
DİYAKİNEZ
MAKİNECİ, MAKİNELİ, PAKİNEMA
YAKİNEN
MAKİNE, AKİNET, SAKİNE
AKİNE
AKİNE
İçel ilinde, Anamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BİDAHAKİNE
Gelecek sefer.
MAKİNELEŞTİRMEK
Makine ile yapılmasını sağlamak.
MAKİNELEŞME
Makineleşmek işi.
MAKİNEALTI
Yağı alınmış süt. (Yenikent Aksaray Niğde).
MAKİNELEŞMEK
Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.
MAKİNELEŞTİRME
Makineleştirmek işi.
PAKİNEMA
Mayozun pakiten safhasındaki kromozomları tarif etmek için kullanılan eski terim.
AKİNET
Mavi-yeşil alglerin ipliksi formlarından Nostacaceae familyası türlerinde, hücreler arasında oluşan, içlerinde spor taşıyan özelleşmiş hücreler.
YAKİNEN
Kesin olarak, iyice. Tamamıyla.
DİYAKİNEZ
Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son safha. Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son evre. Mayoz bölünmede diplonema evresini izleyen dönem. Homolog kromozomların birer kromatidi uç kısma yakın tek bir kiyazmayla birbirine bağlıdırlar.
SAKİNE
Durgun, dingin. Sessiz, kendi hâlinde.
MAKİNECİLİK
Makineci olma durumu.
MAKİNELİ
Makinesi olan, makine ile işleyen. Makineli tüfek.
MAKİNE
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
MAKİNECİ
Makine satan ya da onaran kimse. Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BANTLAYICI
Bantlama işini yapan makine.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
BRAKET
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
BUHARLAYICI
Suyu buhar durumuna getiren makine.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.
BANKAMATİK
Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.
BULDOZER
Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.
BİÇERBAĞLAR
Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
BENZİNLİ
Benzinle çalışan (motor, makine vb.).
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).