İçinde AKİNE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akine" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MAKİNELEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

MAKİNELEŞTİRME

12 harfli kelimeler

MAKİNELEŞMEK

11 harfli kelimeler

MAKİNECİLİK, MAKİNELEŞME

10 harfli kelimeler

BİDAHAKİNE, MAKİNEALTI

9 harfli kelimeler

DİYAKİNEZ

8 harfli kelimeler

MAKİNECİ, MAKİNELİ, PAKİNEMA

7 harfli kelimeler

YAKİNEN

6 harfli kelimeler

MAKİNE, AKİNET, SAKİNE

5 harfli kelimeler

AKİNE

Bazı kelimelerin anlamları

AKİNE

İçel ilinde, Anamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BİDAHAKİNE

Gelecek sefer.

MAKİNELEŞTİRMEK

Makine ile yapılmasını sağlamak.

MAKİNELEŞME

Makineleşmek işi.

MAKİNEALTI

Yağı alınmış süt. (Yenikent Aksaray Niğde).

MAKİNELEŞMEK

Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.

MAKİNELEŞTİRME

Makineleştirmek işi.

PAKİNEMA

Mayozun pakiten safhasındaki kromozomları tarif etmek için kullanılan eski terim.

AKİNET

Mavi-yeşil alglerin ipliksi formlarından Nostacaceae familyası türlerinde, hücreler arasında oluşan, içlerinde spor taşıyan özelleşmiş hücreler.

YAKİNEN

Kesin olarak, iyice. Tamamıyla.

DİYAKİNEZ

Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son safha. Mayoz bölünmenin profazında, çekirdek zarının parçalandığı son evre. Mayoz bölünmede diplonema evresini izleyen dönem. Homolog kromozomların birer kromatidi uç kısma yakın tek bir kiyazmayla birbirine bağlıdırlar.

SAKİNE

Durgun, dingin. Sessiz, kendi hâlinde.

MAKİNECİLİK

Makineci olma durumu.

MAKİNELİ

Makinesi olan, makine ile işleyen. Makineli tüfek.

MAKİNE

Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

MAKİNECİ

Makine satan ya da onaran kimse. Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse.

  -   -   -  

Anlamında AKİNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANTLAYICI

Bantlama işini yapan makine.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

BRAKET

Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

BUHARLAYICI

Suyu buhar durumuna getiren makine.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

BİYEL

Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.

BİÇERDÖVER

Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

BULDOZER

Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.

BİÇERBAĞLAR

Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.

BİLİŞİM

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

BENZİNLİ

Benzinle çalışan (motor, makine vb.).

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).