Kelimeler arşivinde; içinde "akaca" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akaca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu akaca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akaca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ
DARIYERİBAKACAK
BAKACAKKADI, TÜRKBAKACAK
TAKTAKACAN
ALİTAKACA, SUAKACAĞI
YAKACAK, BAKACAK, KAKACAK, KAKACAN, TAKACAK, TAKACAN
YAKACA
AKACA
AKACA
Daima akan çıban, sıraca, fistül.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ
Çanakkale şehri, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAKACAN
Ağaçkakan.
BAKACAKKADI
Zonguldak şehri, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAKACAN
Ağaçkakan. Sürekli gagalanan. Aşağı görülen, horlanan kimse.
YAKACAK
Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat.
KAKACAK
Kolan dokumasında kullanılan yassı tahtadan bir araç.
SUAKACAĞI
Edirne ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DARIYERİBAKACAK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ALİTAKACA
Ağaç kakan.
BAKACAK
Bir tepede çevresinin en iyi görülebildiği yüksek yer, gözetleme yeri. Balkon. Pencere. Güzel, manzaralı: Ne bakacak ördek. Evleri var bakacak, O yar beni yakacak. Evliyaların, mezarı, türbe: Çocuk hasta, bir kerede Niharuz'daki bakacağa götüreceğim. Ayna. Çevreyi en iyi gören yer, gözetleme yeri. Ayna. (Yurfındık, İnönü Eskişehir). I. Her tarafı görebilecek yer, tarassut yeri. Göz. Balıkesir şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale şehrinde, Kacak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Düzce ili, Gölyaka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan şehrinde, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, Karadere bucağına bağlı bir yer. Sakarya kenti, Pamukova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ili, Tekkeköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TAKACAK
Su testilerini omuzda taşımaya yarayan yünden yapılmış kalın ip.
YAKACA
Alışmak, sevgiyle bağlanmak. Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir bölge.
TÜRKBAKACAK
Çanakkale şehrinde, Kacak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TAKTAKACAN
Ağaçkakan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜSPE
Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.
MUİNSİZ
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olmayan.
MANGIR
Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke. Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir tür yakacak. Para.
MAHRUKAT
Yakacak.
STER
Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.
CIRNIK
Set duvarlarında su akacak delik.
BAKAYAZMAK
Bakacak gibi olmak. Bakadurmak.
ALEMET
Yüksek alevli ateş: Bağdan inerken alemet yakacağız.
MUİNLİ
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan.
BAGICAM
Bakacak.
BORUH
Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı, ot.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
BALADIZ
Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki. Taze ve olgun incir.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
BORUK
Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.
BERDİ
Sapı hasır, zembil, ip yapmakta, semer yastık doldurmakta ve dam örtmekte kullanılan bir çeşit saz. Yakacak olarak fırın ve hamamlarda kullanılan bir çeşit saz. Kova. Suda yetişen, kamışa benzer bir çeşit ot.
BÜRÜN
Vurgu, ezgi, durak, ulama, ton, uzunluk gibi konuşma diline özgü ögelere verilen ad. Zeytin posası. Zeytin çekirdeklerinden yapılan bir çeşit yakacak.
ARINTI
Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).
AHASINI
Nasıl akacağını.
YAKMALIK
Yakmaya ayrılmış yakacak. Ölülerin yakıldığı yer, krematoryum.