Kelimeler arşivinde; içinde "ahu" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ahu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAHUDİSEVMEZLİK, CHİHUAHUAKÖPEĞİ
MAHURBUSELİK
YAHUŞTURMA, HAHUTLAMAK
YAHUTKİNE, AHURLAMAK, KARAHUMMA, YAHUDİLİK
HULAHULA, YAHUDİCE, SAHURLUK, NAHUNECİ, TAHUŞMAH, LAHURAKİ
AHUDUDU, TAHUŞUH, DAŞAHUR, TAŞAHUR, BALAHUR, TELAHUK, AHURÖZÜ, AHURMAK, AHURLUH, YAHUŞLU, AHURKÖY, BAHUSUS, AHUBABA, MAHUNYA, TESAHUP, VEYAHUT
SAHURE, SAMAHU, PİRAHU, LAHURİ, TAHUNK, LAHUTİ, ÇAHUDİ, YAHUDİ, AHUYUL, AHUTMA, AHURUH, YAHUDU, AHUVAH, AHURİK
LAHUT, FAHUR, MAHUR, YAHUN, TAHUN, TAHUK, TAHUÇ, ŞAHUM, MAHUK, MAHUT, AHUNT, AHULU, YAHUT, HAHUT, SAHUR, KAHUS, MAHUH, AHURA, MAHUL
KAHU, ÇAHU, YAHU, TAHU, SAHU, AHUR
AHU
AHU
Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).
AHURLAMAK
Herhangi bir hizmet hayvanını kış süresince ahırda beslemek. Hayvan uzun zaman ahırda kalarak hamlaşmak: Hayvana ara sıra bin ki ahırlamasın.
YAHUŞTURMA
Yakıştırma.
MAHURBUSELİK
Klasik Türk müziğinde bir makam.
LAHURAKİ
Lahor'da yapılmış olan (bir tür şal kumaşı), lahuri.
NAHUNECİ
Çıkarcı, fırsatçı.
HAHUTLAMAK
Eskimek, yıpranmak: Ne tez hahutlattın.
KARAHUMMA
Tifo.
TAHUŞMAH
Toslaşmak.
HULAHULA
Çok kalabalık.
YAHUDİCE
Yahudi dili. Bu dille yazılmış olan.
YAHUTKİNE
Ya da.
SAHURLUK
Sahurda yenecek şeyler. Sahurda yemeye elverişli.
CHİHUAHUAKÖPEĞİ
Şivava köpeği.
YAHUDİLİK
Yahudi olma durumu, Musevilik. Yahudi dini, Musevilik.
YAHUDİSEVMEZLİK
Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENİMSEME
Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup.
İBRANİ
Eski Yahudilere verilen ad.
JÜBİLE
Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. Tevrat'a göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. Bir sanat veya spor dalında uzun süre çalışanların onuruna düzenlenen kutlama töreni.
KARACA
Rengi karaya yakın olan, esmer. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, ahu, ceylan (Capreolus). Üst kol.
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi. Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü.
HAHAM
Yahudi din adamı.
İLAHİ
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.
DİASPORA
Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.
KABALA
Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. Götürü, toptan. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı.
HAMURSUZ
Hamursuz Bayramı dolayısıyla Yahudilerin yapıp yedikleri bir tür mayasız çörek.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
ANTİSEMİTİK
Yahudi karşıtı olan.
ÇIFIT
Yahudi. Hileci, düzenbaz.
ÇIFITLIK
Yahudilik. Hilekârlık, düzenbazlık.
BENİMSEMEK
Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek. Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak.
ANTİSEMİT
Yahudilik karşıtı olan.
ANTİSEMİTİZM
Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.
BOLİÇE
Yahudi kadını.
KUTSAL
Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
HAHAMBAŞI
Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı.