Kelimeler arşivinde; içinde "afet" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde afet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu afet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında afet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYAFETSİZLİK
ZIYAFETLEMEK, HİLAFETÇİLİK
KIYAFETNAME
ŞERAFETTİN, KIYAFETSİZ
ZARAFETLİ, KAFETERYA, KIYAFETLİ, HİLAFETÇİ
AFETZEDE, MAFETMEK, HAFETMEK, İZAFETEN
ZİYAFET, ZERAFET, HİLAFET, ŞERAFET, KESAFET, KIYAFET, LETAFET, NEZAFET, GÜLAFET, GASAFET, ZARAFET
KAFETE, SAFETİ, İZAFET, GAFETE
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
İZAFETEN
Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek.
HİLAFETÇİLİK
Hilafetçi olma durumu.
ZİYAFET
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II).
KIYAFETNAME
Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap. Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap.
KIYAFETLİ
Giysili. Kılıklı.
KAFETERYA
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.
HİLAFETÇİ
Halifeliğin sürdürülmesinden yana olan kimse.
AFETZEDE
Afete uğramış, afet görmüş kimse.
KIYAFETSİZLİK
Giysisizlik. Kılıksızlık.
ZARAFETLİ
Zarif.
ZIYAFETLEMEK
Ziyafet çekmek.
ŞERAFETTİN
Dinlerin en şereflisi, en büyüğü.
HAFETMEK
Kuşkulanmak.
KIYAFETSİZ
Giysisiz. Kılıksız.
MAFETMEK
Mahvetmek (Kuşu). Mahvetmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AFET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KILIKSIZLIK
Kılıksız olma durumu, kıyafetsizlik.
ABİYE
Gece kıyafeti.
AFAT
Afetler.
KOSTÜM
Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.
KILIKSIZ
Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.
DIŞARLIK
Taşra. Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet.
GİYSİ
Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.
HOŞLUK
Hoş olma durumu, letafet.
FACİA
Çok üzüntü veren, acıklı olay, afet. Trajedi.
KADINSI
Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı. Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek), kadınımsı, efemine. Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın), feminen.
GÖRELİK
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite.
KILIKLI
Herhangi bir kılıkta olan, kıyafetli. Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden. Güzel, temiz.
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı. Büyük felaket, afet.
İNCELİK
İnce olma durumu. Ayrıntı. Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket.
ROPDÖŞAMBIR
Erkeklerin evin içinde kıyafetlerinin üzerine giydikleri üstlük.
ÇAPAÇULCULUK
Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.
HALİFELİK
Halife olma durumu. Halifenin egemenliği altındaki ülkeler. Halife niteliği ve makamı. Halifenin görevi, hilafet.
KİSVE
Kılık kıyafet. Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük.
BÜSTİYER
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.
KIRAN
Kırma işini yapan (kimse). Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıyı, kenar, çevre, uç. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Kıraç toprak.