İçinde AFET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "afet" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde afet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu afet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında afet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KIYAFETSİZLİK

12 harfli kelimeler

ZIYAFETLEMEK, HİLAFETÇİLİK

11 harfli kelimeler

KIYAFETNAME

10 harfli kelimeler

ŞERAFETTİN, KIYAFETSİZ

9 harfli kelimeler

ZARAFETLİ, KAFETERYA, KIYAFETLİ, HİLAFETÇİ

8 harfli kelimeler

AFETZEDE, MAFETMEK, HAFETMEK, İZAFETEN

7 harfli kelimeler

ZİYAFET, ZERAFET, HİLAFET, ŞERAFET, KESAFET, KIYAFET, LETAFET, NEZAFET, GÜLAFET, GASAFET, ZARAFET

6 harfli kelimeler

KAFETE, SAFETİ, İZAFET, GAFETE

Bazı kelimelerin anlamları

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

İZAFETEN

Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek.

HİLAFETÇİLİK

Hilafetçi olma durumu.

ZİYAFET

Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II).

KIYAFETNAME

Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap. Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap.

KIYAFETLİ

Giysili. Kılıklı.

KAFETERYA

Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.

HİLAFETÇİ

Halifeliğin sürdürülmesinden yana olan kimse.

AFETZEDE

Afete uğramış, afet görmüş kimse.

KIYAFETSİZLİK

Giysisizlik. Kılıksızlık.

ZARAFETLİ

Zarif.

ZIYAFETLEMEK

Ziyafet çekmek.

ŞERAFETTİN

Dinlerin en şereflisi, en büyüğü.

HAFETMEK

Kuşkulanmak.

KIYAFETSİZ

Giysisiz. Kılıksız.

MAFETMEK

Mahvetmek (Kuşu). Mahvetmek.

  -   -   -  

Anlamında AFET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AFET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KILIKSIZLIK

Kılıksız olma durumu, kıyafetsizlik.

ABİYE

Gece kıyafeti.

AFAT

Afetler.

KOSTÜM

Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.

KILIKSIZ

Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.

DIŞARLIK

Taşra. Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet.

GİYSİ

Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

HOŞLUK

Hoş olma durumu, letafet.

FACİA

Çok üzüntü veren, acıklı olay, afet. Trajedi.

KADINSI

Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı. Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek), kadınımsı, efemine. Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın), feminen.

GÖRELİK

Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite.

KILIKLI

Herhangi bir kılıkta olan, kıyafetli. Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden. Güzel, temiz.

KIYAMET

Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı. Büyük felaket, afet.

İNCELİK

İnce olma durumu. Ayrıntı. Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket.

ROPDÖŞAMBIR

Erkeklerin evin içinde kıyafetlerinin üzerine giydikleri üstlük.

ÇAPAÇULCULUK

Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.

HALİFELİK

Halife olma durumu. Halifenin egemenliği altındaki ülkeler. Halife niteliği ve makamı. Halifenin görevi, hilafet.

KİSVE

Kılık kıyafet. Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük.

BÜSTİYER

Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.

KIRAN

Kırma işini yapan (kimse). Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıyı, kenar, çevre, uç. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Kıraç toprak.