Kelimeler arşivinde; içinde "adale" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde adale bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu adale ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında adale olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ADALETSİZLİK
ADALETLİLİK, ADALETSİZCE
ADALEYLEĞİ
ADALETSİZ, ADALETTİN
ADALESİZ, ADALETLİ
ADALELİ
ADALET
ADALE
ADALE
Kas.
ADALETSİZCE
Adaletsiz bir biçimde.
ADALETSİZLİK
Adalete aykırı olma durumu.
ADALETLİ
Adil.
ADALESİZ
Kassız.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ADALETLİLİK
Adaletli olma durumu.
ADALETTİN
Dinin adaleti.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ADALELİ
Kaslı.
ADALEYLEĞİ
Uzun, biçimsiz nesneler için.
Bu bölümde tanımı içerisinde ADALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAKLI
Hakka uygun, doğru, yerinde. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse).
TÜRE
Adalet.
KASSIZ
Kasları gelişmemiş olan, adalesiz.
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
KASLI
Kasları sıkı, gelişmiş, adaleli.
HAKSIZ
Hak ve adalete uygun olmayan. Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse).
TÜREL
Adalet ile ilgili olan.
KAS
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.
ADLİ
Adaletle ilgili. tüzel. Adaletli.
ADELET
Adalet.
ÇIRPIK
Hileci. Eline geçeni alıp götüren kimse: Aşanın gizinin eli pek çırpık. Adaletsiz, kötü ruhlu kişi. Badana. Çapak. Bez parçası. Eğri.
HAKÇA
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla, adilane.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ARJİNİN
Yeryüzünde bulunan yirmi amino asidinden kutuplu ve bazik olan bir tanesi. Arginaz enzimi ile üre ve ornitine hidrolize olan ve kreatinin teşekkülünde kullanılan bir madde. Proteinlerin parçalanmasıyla oluşan, ayrıca sentetik olarak da elde edilen bir aminoasit. Arginaz enzimiyle üre ve ornitine hidrolize olan, kreatinin yapısına giren, vücutta adale oluşması ve yağların yakımında gerekli, kollajen üretiminde, siroz gibi karaciğer hastalıklarında yararlı, çocuklar için esansiyel, sembolü Arg ve R olan bazik bir amino asit.
YARGIÇ
Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim.
İNSAF
Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet. "Acı, düşün" anlamlarında bir seslenme sözü.
HAKSIZLIK
Hak ve adalete aykırılık.
DOĞRULUK
Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması.
HAKSIZCA
Hakka, adalete uymayan. (haksı'zca) Hakka, adalete uymayan biçimde, haksızcasına.
HAKKANİYET
Hak ve adalete uygunluk, doğruluk, nasfet.