İçinde ACEMİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "acemi" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde acemi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu acemi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında acemi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ACEMİLEŞEBİLMEK, ACEMİLEŞİVERMEK

14 harfli kelimeler

ACEMİLEŞEBİLME, ACEMİLEŞİVERME

11 harfli kelimeler

ACEMİLEŞMEK, ACEMİCESİNE

10 harfli kelimeler

ACEMİLEŞME

8 harfli kelimeler

ACEMİLİK, ACEMİAĞA, ACEMİREK

7 harfli kelimeler

ACEMİCE

6 harfli kelimeler

ACEMİK

5 harfli kelimeler

ACEMİ

Bazı kelimelerin anlamları

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ACEMİK

Acı ve yapışkan bir ot.

ACEMİLEŞEBİLME

Acemileşebilmek durumu.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ACEMİLEŞME

Acemileşmek durumu.

ACEMİLEŞEBİLMEK

Acemileşmesi mümkün olmak veya acemileşme olasılığı bulunmak.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

ACEMİCESİNE

Acemice.

ACEMİREK

Biraz acemi, acemice.

ACEMİLEŞİVERMEK

Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.

ACEMİAĞA

Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.

ACEMİLEŞİVERME

Acemileşivermek durumu.

  -   -   -  

Anlamında ACEMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ACEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

TOR

Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

EMEKLEMEK

Dizler ve eller üzerinde yürümek. Bir işe yeni başlarken deneyimsizlikten ötürü acemilik geçirmek.

ÇOLPA

Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.

DÜNKÜ

Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

PENCİK

Asker yetiştirilmek için savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemi oğlanı adayı. Asker yetiştirilmek üzere verilen beşte bir askerden sonra esir sahibinde kalan beşte dört oranındaki esir için alınan vergi. Gümrük idaresi tarafından belirli bir vergi karşılığında köle sahibine verilen sahiplik hakkını gösteren senet.

NAİF

Saf, deneyimsiz. Kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. Güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı. Acemice yapılan.

CİKCİK

Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.

SAFTİRİK

Saf, budala, acemi, saftaron, saftorik.

TORUN

Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu. Acemi er. Aynı soydan gelenlerden her biri. Takip eden, benimseyen, seven kimse.

MATRAKÇI

Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta.

TAKSİR

Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.

TORLUK

Toyluk, acemilik.

TIFIL

Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.

ÇÖMEZ

Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.

SUBAŞI

Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan kimse. Rumeli'de çiftlik kâhyası. Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay.

KUŞ

Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.

ÇAYLAKLIK

Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.