Kelimeler arşivinde; içinde "acemi" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde acemi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu acemi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında acemi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ACEMİLEŞEBİLMEK, ACEMİLEŞİVERMEK
ACEMİLEŞEBİLME, ACEMİLEŞİVERME
ACEMİLEŞMEK, ACEMİCESİNE
ACEMİLEŞME
ACEMİLİK, ACEMİAĞA, ACEMİREK
ACEMİCE
ACEMİK
ACEMİ
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACEMİLEŞEBİLME
Acemileşebilmek durumu.
ACEMİLEŞİVERMEK
Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ACEMİREK
Biraz acemi, acemice.
ACEMİCESİNE
Acemice.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
ACEMİK
Acı ve yapışkan bir ot.
ACEMİLEŞEBİLMEK
Acemileşmesi mümkün olmak veya acemileşme olasılığı bulunmak.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ACEMİAĞA
Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.
ACEMİLEŞİVERME
Acemileşivermek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ACEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIFIL
Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.
TORLUK
Toyluk, acemilik.
İDMANSIZ
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
PENCİK
Asker yetiştirilmek için savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemi oğlanı adayı. Asker yetiştirilmek üzere verilen beşte bir askerden sonra esir sahibinde kalan beşte dört oranındaki esir için alınan vergi. Gümrük idaresi tarafından belirli bir vergi karşılığında köle sahibine verilen sahiplik hakkını gösteren senet.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
NAİF
Saf, deneyimsiz. Kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. Güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı. Acemice yapılan.
KUŞ
Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
TAKSİR
Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.
TORUN
Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu. Acemi er. Aynı soydan gelenlerden her biri. Takip eden, benimseyen, seven kimse.
EMEKLEMEK
Dizler ve eller üzerinde yürümek. Bir işe yeni başlarken deneyimsizlikten ötürü acemilik geçirmek.
SAFTİRİK
Saf, budala, acemi, saftaron, saftorik.
SUBAŞI
Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan kimse. Rumeli'de çiftlik kâhyası. Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay.
DÜNKÜ
Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.
ÇOLPA
Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.
MATRAKÇI
Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta.