Kelimeler arşivinde; içinde "acak" olan, toplam 147 tane kelime bulunuyor. İçerisinde acak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu acak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında acak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ, KAFADANBACAKLILAR, UZUNBACAKLIGİLLER
ALACAKLANDIRICI, ALACAKLANDIRMAK, ALACAKLARIDIRMA, DALLIBACAKLILAR, DARIYERİBAKACAK, EKLEMBACAKLILAR, KAFACAKAPLANCIK
ALACAKLANDIRMA, ESKİKARACAKAYA
ALACAKARANLIK, KARACAKILAVUZ, KÖKBACAKLILAR
EŞBACAKLILAR, KARABACAKLAR, KARACAKIŞLAK
ALACAKLILIK, BACAKKALEMİ, BAKACAKKADI, KARABACAKLI, KARACAKAĞNI, KÖPRÜKBACAK, SARHOŞBACAK, SAYACAKTÜRK, TÜRKBAKACAK
ALACAKARGA, BACAKKIRAN, BASTIBACAK, BADDİBACAK, BASDİBACAK, BASTİBACAK, ÇALKAYACAK, GISTIRACAK, GÜNDOĞACAK, KARACAKAYA, KARACAKURT, KARACAKUYU, KIZILBACAK, KURDAYACAK, MASTIBACAK, PINKIRACAK, SİVRİNACAK
ALACAKAYA, KARABACAK, ADDURACAK, AHDARACAK, AHTARACAK, AKDARACAK, AKTARACAK, BAŞALACAK, DAYANACAK, DULUNACAK, KARACAKAŞ, KARACAKÖY, KAZIYACAK, KURUBACAK, LARPBACAK, MOĞARACAK, OYNAYACAK, SARINACAK, YABABACAK, YAPIŞACAK, YONULACAK
ALABACAK, ALACAKLI, BACAKLIK, BACAKSIZ, OTURACAK, ARINACAK, ASILACAK, CIRTACAK, ÇARPACAK, ÇIRPACAK, DALBACAK, GABGACAK, GAPGACAK, GAPKACAK, ODALACAK, OFURACAK, ÖDALACAK, ÖTALACAK, SACAKLIK, SUALACAK, TANLACAK, TEKBACAK
BACAKLI, ÇALACAK, ÇIKACAK, KIRACAK, KOYACAK, SALACAK, SIKACAK, TUTACAK, YAKACAK, ACAKIZI, AKBACAK, BAGACAK, BAĞACAK, BAKACAK, BASACAK, BAŞACAK, BAYACAK, BIYACAK, DAPACAK, DUDACAK, DURACAK, DUTACAK, GONACAK, KABACAK, KAKACAK, KARACAK, KATACAK, KAYACAK, KIYACAK, KUYACAK, Devamını Oku »»
AÇACAK, ALACAK, OLACAK, ASACAK, AŞACAK, ATACAK, OBACAK, ONACAK, OYACAK
BACAK, NACAK, GACAK, SACAK
ACAK
ACAK
Et kıymakta kullanılan satır. Biraz, azıcık.
KÖKBACAKLILAR
Tek ya da birçok çekirdekli, çoğunlukla çıplak, seyrek olarak bir kabuk taşıyan, yalancıayaklarla yer değiştiren, amipleri, günsüleri, deliklileri ve ışınlıları içine alan birgözeli hayvanlar sınıfı.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
ALACAKARANLIK
Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması.
ESKİKARACAKAYA
Bursa ili, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
UZUNBACAKLIGİLLER
(Tarsiidae), (Fran. tarse = tarsus kemiği), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının maymunlar (Primates) takımının uzunbacaklımakiler (Tarsioidea) alt-takımına giren bir familyası. Başları yuvarlak, gözleri ve kulakları çok iridir. Ayakları, parmakları ve kuyrukları çok uzun olur. Malaya adalarında ormanlarda yaşayan gece hayvanlarıdır. Cadı maki (Tarsius tarsius) iyi bilinen türüdür.
EKLEMBACAKLILAR
Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.
ALACAKLANDIRMA
Alacaklandırmak işi.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
DALLIBACAKLILAR
Denizlerde yaşayan, basit iki parçalı kabukları olan, boyları 10cm olabilen bir şube.
KARACAKILAVUZ
Tekirdağ şehri, Banarlı nahiyesine bağlı bir bölge.
KAFADANBACAKLILAR
Baş bölgesinde sert bir gagası ve bunun çevresine sıralanmış çekmenli ayakları bulunan yumuşakçalar sınıfı.
ALACAKLARIDIRMA
Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma.
KAFACAKAPLANCIK
Muğla şehrinde, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ
Çanakkale şehri, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DARIYERİBAKACAK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
AMİPLER
Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
ALACAKLILIK
Alacaklı olma durumu.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.