Kelimeler arşivinde; içinde "abaka" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde abaka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu abaka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında abaka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TABAKAYANIŞI, TABAKALANMAK
KABAKARMUDU, TABAKALAMAK, TABAKALANMA
TABAKAYAĞI, TABAKALAMA
KARABAKAL, YABAKAŞIK, TABAKASIZ, MUTABAKAT, AYNABAKAR
TABAKALI, ALABAKAR, ATABAKAN, BABAKALE, BABAKAYA, KABAKAYA, MÜSABAKA
HABAKAN
DABAKA, TABAKA
ABAKA
ABAKA
Abla, büyük kız kardeş. Hala. Amca.
MUTABAKAT
Uzlaşma. Uyum. Uygunluk.
AYNABAKAR
Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir tür erik.
ATABAKAN
Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TABAKALANMA
Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.
KARABAKAL
Karatavukgillerden, kara renkli ardıç kuşu (Tutrdus pilaris).
KABAKARMUDU
Bir çeşit armut.
TABAKALANMAK
Tabakalar durumuna gelmek.
TABAKALI
Tabakası olan.
TABAKAYANIŞI
Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
TABAKALAMA
Tabakalamak işi.
ALABAKAR
Turuncu, kırmızıya çalar renk: Alabakar kilim dokuttum.
TABAKALAMAK
Tabaka durumuna getirmek.
YABAKAŞIK
Tahta kaşık.
TABAKASIZ
Tabakası olmayan.
TABAKAYAĞI
Bir çeşit ayakkabı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
AVAM
Alt tabaka, havas karşıtı.
FORMA
Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.
DEVONİYEN
Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları.
BUĞU
Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.
EPER
Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka.
FOTOLİTOGRAFİ
Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.
BERİLYUM
Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).
FOSFATLAMAK
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.
GLASE
Yumuşak deri. Üzerine saydam bir cila tabakası çekilmiş olan (eşya).
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
HİPERMETROP
Cisimlerin görüntüleri ağ tabakanın gerisinde kaldığı için yakını iyi göremeyen (göz). Gözleri böyle olan (kimse).
ET
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.
IŞIKLILIK
Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran.