Kelimeler arşivinde; içinde "yara" olan, toplam 172 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARARLANILABİLMEK
YARARLANDIRILMAK, YARARLANILABİLME
YARARLANABİLMEK, YARARLANDIRILMA, YARAŞDURUBİLMEK
YARALANABİLMEK, YARALAYABİLMEK, YARARLANABİLME, YARARLANDIRMAK, YARATILABİLMEK
YARAMAZLAŞMAK, YARARLANILMAK, YARALANABİLME, YARALAYABİLME, YARARLANDIRMA, YARAŞIKSIZLIK, YARATILABİLME
YARADILIŞTAN, YARAMAZLAŞMA, YARARLANILMA, YARADANCILIK, YARADIŞÇILIK, YARAMAZLAMAK, YARANABİLMEK, YARAŞLIYÜRÜK, YARATABİLMEK, YARATILINMAK, YARATIMCILIK, YARATIŞÇILIK, YARATIVERMEK, YARAYABİLMEK, YARYARAKUSDÜ
HIYARAĞALIK, YARADILIŞLI, YARARLANMAK, YARARSIZLIK, YARAŞTIRMAK, YARATICILIK, AMAÇLAYARAK, UYARABİLMEK, YARAKLANMAK, YARAKLANMIŞ, YARANABİLME, YARANDIRMAK, YARAŞDURMAK, YARATABİLME, YARATIVERME, YARAYABİLME, YARAYAPRAĞI, YAZYARALARI
YARALANMAK, YARAMAZLIK, YARARCILIK, YARARLANMA, YARAŞIKSIZ, YARAŞTIRMA, YARATILMAK, YARAYIŞSIZ, HIYARAĞASI, ÇAYARABASI, KAVAKYARAN, UYARABİLME, YARABİLMEK, YARADILMIŞ, YARAGANNIH, YARAKLAMAK, YARAMAZLAR, YARAMAZRAK, YARANBOĞUŞ, YARANDIRMA, YARANYARIŞ, YARARLANAN, YARARLILIK, YARARSIZCA, YARAŞIHSIZ, YARAŞIKLIK, YARATIMSAL, YATYARAMAZ, YİYİCİYARA, ZİYARATLIK
KIZILYARA, YARADILIŞ, YARALAMAK, YARALANIŞ, YARALANMA, YARAMAZCA, YARASALAR, YARAŞIKLI, YARATILIŞ, YARATILMA, YARATIMCI, YARAYIŞLI, TATLIYARA, YARABİLME, YARADANCI, YARAKDİŞİ, YARAYİŞLİ, YELYARASI, YILYARASI, YİLYARASI
DALYARAK, HIYARAĞA, YARALAMA, YARANMAK, YARARLIK, YARARSIZ, YARAŞMAK, YARATICI, YARATMAK, BOLYARAN, ÇAYARASI, GILYARAN, YARAMSIK, YARAMSUH, YARANLIK, YARATGAN, YERYARAN
ETYARAN, YARADAN, YARAMAK, YARAMAZ, YARANIŞ, YARANMA, YARARCI, YARARLI, YARAŞIK, YARAŞIR, YARAŞMA, YARATIK, YARATIM, YARATIŞ, YARATMA, ELYARAN, OTYARAN, URYARAR, UYARALP, YARAĞAN, YARAĞIL, YARAKAN, YARAKCI, YARAKLI, YARAKLU, YARALLI, YARAMAH, YARAMIŞ, YARANNI, YARAOTU, Devamını Oku »»
UYARAN, YARALI, YARAMA, YARASA, YARATI, CİYARA, TAYARA, UYARAÇ, YARALİ, YARANA
YARAK, YARAR, YARAŞ, AYARA, YARAH, YARAN
YARA
YARA
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.
YARALANABİLME
Yaralanabilmek işi.
YARARLANILABİLME
Yararlanılabilmek işi.
YARALAYABİLMEK
Yaralama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARATILABİLMEK
Yaratılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANDIRMAK
Yararlanma işini yaptırmak, faydalandırmak.
YARAMAZLAŞMAK
Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek.
YARARLANDIRILMAK
Yararlanma işi yaptırılmak, faydalandırılmak.
YARAŞDURUBİLMEK
Münasip düşürmek.
YARARLANILABİLMEK
Yararlanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARALANABİLMEK
Yaralanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANABİLMEK
Yararlanma olasılığı bulunmak.
YARARLANDIRILMA
Yararlandırılmak işi, faydalandırılma.
YARARLANILMAK
Yararlanma işi yapılmak, faydalanılmak.
YARARLANABİLME
Yararlanabilmek işi.
YARALAYABİLME
Yaralayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AFACANLIK
Afacan olma durumu, yaramazlık.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.