İçinde UYKU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyku" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyku bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyku ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyku olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

UYKUSUZLUK

9 harfli kelimeler

UYKUCULUK

8 harfli kelimeler

HUYKURMA, YUYKUNTU

7 harfli kelimeler

DALUYKU, UYKULUK, UYKUSUZ

6 harfli kelimeler

UYKUCU, UYKULU

5 harfli kelimeler

UYKUN

4 harfli kelimeler

UYKU

Bazı kelimelerin anlamları

UYKU

Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu. Gerçeği görememe, aymazlık. Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık. Doğada görülen sükûnet durumu.

UYKUSUZ

Uyumamış ya da uykusunu alamamış. Uyumadan, uykusunu almadan.

HUYKURMA

Haykırma.

YUYKUNTU

Bulaşık yıkanan kap.

UYKUSUZLUK

Uyku uyuyamama veya uyumamış olma durumu.

UYKUN

Âlâmet, bayrak.

UYKULUK

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.

DALUYKU

Derin uyku.

UYKUCULUK

Uykucu olma durumu.

UYKUCU

Uykuyu seven, çok uyuyan kimse.

UYKULU

Uyku gereksinimi olan. Uyku sersemi olan. Uyku sersemi olarak.

  -   -   -  

Anlamında UYKU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYKU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HUMAR

İçki veya uyku sersemliği.

ESNEMEK

Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek. Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek. Bollaşıp genişlemek.

HORLAMAK

Uyku sırasında soluk alırken boğaz ve burundan gürültülü sesler çıkarmak, horuldamak. Birinin gönlünü incitircesine davranmak, hor görmek.

HİPNOZ

Sözle, bakışla telkinle sağlanan bir tür uyku durumu, hipnotizma.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

SAYIKLAMAK

Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek. İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek.

ÖLÜM

Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

HAB

Uyku.

SİLKİ

Uykuda sıçrama.

MAHMUR

Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan. Süzgün, dalgın bakışlı (göz). Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.

MAHMURLUK

İçki içmiş bir kimsenin duyduğu baş ağrısı ve sersemlik, ayıltı. Uykudan sonra duyulan ağırlık ve sersemlik.

SAK

Uyanık, gözü açık, müteyakkız. Uykusu hafif. Sap.

UYANIK

Uyumamış, bidar. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Uykudan uyanmış.

IMIZGANMAK

Uyku ile uyanıklık arası bir durumda bulunmak, uyuklamak. Kararıp söner gibi olmak.

LETARJİ

Yaşama işlevlerinin ve bilincin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu.

UYANMA

Uyanmak durumu, intibah. Uyku durumundan çıkma.

ÇEÇE

İki kanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği (Glossina).

HALKA

Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

DALGINLIK

Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.