İçinde UYAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyar" olan, toplam 79 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇİFTEDUYARGALILAR, DUYARSIZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

UYARLANABİLİRLİK, DUYARSIZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, UYARLAYIVERMEK, DUYARSIZLAŞMAK, UYARLANABİLMEK, DUYARLAŞTIRICI, UYARLAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇER, UYARILABİLMEK, UYARLANABİLİR, UYARLANABİLME, UYARLAYABİLME, UYARLAYIVERME, DUYARSIZLAŞMA, DUYARLILAŞMAK

12 harfli kelimeler

DUYARKATLAMA, IŞILDUYARLIK, DUYARLILAŞMA, DUYARGALILAR, UYARILABİLME

11 harfli kelimeler

DUYARSIZLIK, UYARABİLMEK

10 harfli kelimeler

IŞIĞADUYAR, DUYARCALIK, UYARABİLME, DUYARSIZCA, UYARLAYICI, UYARLANMAK, UYARICILIK, UYARLANMIŞ, DUYARLILIK, DUYARLIKLI, UYARMAKLIK, UYARSIZLIK

9 harfli kelimeler

UYARLANMA, SUYARPUZU, UYARLAMAK, UYARILGAN, UYARILMAK, UYARCILIK, UYARLILIK

8 harfli kelimeler

UYARTMAK, UYARICIK, DUYARKAT, UYAROĞLU, DUYARLIK, DUYARSIZ, UYARILMA, UYARINCA, UYARLAMA

7 harfli kelimeler

ÖNUYARI, UYARTMA, DUYARGA, DUYARLI, UYARICI, UYARLAÇ, UYARLIK, UYARMAK, UYARSIZ, UYARALP, UYARCIK

6 harfli kelimeler

UYARCI, UYARTI, UYARAÇ, UYARLI, UYARAN, UYARMA, UYAREL, UYARIM, UYARER, UYARIŞ, UYARGA

5 harfli kelimeler

UYARI, DUYAR

4 harfli kelimeler

UYAR

Bazı kelimelerin anlamları

UYAR

Uygun, denk. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

UYARLANABİLME

Uyarlanabilmek işi.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

DUYARLAŞTIRICI

İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.

ÇİFTEDUYARGALILAR

Kabuklular sınıfını da içine alan ve genel olarak sularda yaşayan eklembacaklılar topluluğu; solungaçlılar.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYARSIZLAŞTIRMA

Duyarsızlaştırmak işi.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

UYARLANABİLMEK

Uyarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DUYARLIKÖLÇÜCÜ

Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.

DUYARLIKÖLÇER

Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.

UYARILABİLMEK

Uyarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYARLAYIVERMEK

Kısa sürede uyarlamak.

UYARLANABİLİRLİK

Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.

UYARLANABİLİR

Sinema özellikleri taşıyan, bundan dolayı uyarlanması kolay olan, uyarlanmaya yatkın metin.

UYARLAYABİLMEK

Uyarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında UYAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAFİLAKSİ

Aşırı duyarlık.

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

ANDIÇ

Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.

ADAPTE

Uyarlanmış.

ADAPTASYON

Uyarlama.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

ALIŞTIRMAK

Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.